
Esas No: 2017/6027
Karar No: 2018/355
Karar Tarihi: 23.01.2018
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/6027 Esas 2018/355 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 22.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı ..."in hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın tefrik edilip ayrı esasa kaydedilerek, yetki itirazında bulunan davalı ... yönünden İstanbul ... İş Mahkemeleri yetkili olduğundan bahisle Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda; anılan kanunda genel bir hüküm bulunmaması nedeniyle yetkili mahkeme, genel hükümlerine göre belirlenmelidir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 15"nci maddesinde de "bu kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı" hükmü öngörülmüştür. Eldeki rücuan tazminat istemli davada, kesin yetki sözkonusu değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 27.05.2015 gün 11-2359-1443 sayılı kararı).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun davalının birden fazla olması hâlinde yetki durumunu düzenleyen 7. maddesine göre davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Davalılardan ...’in ikamet adresi Yeşilyurt/Malatya’dadır. Yeşilyurt ilçesinde adliye olmamasından dolayı davanın Malatya’da açılmasına HMK 7. maddesine göre engel bir durumun olmadığı, dolayısıyla mahkemece yetkisizlik kararı verilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dava konusu aynı iş kazası nedeniyle kusuru bulunduğu düşünülen davalıların biri hakkında davanın tefrik edilmesi de yerinde olmayıp, usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.