Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3824
Karar No: 2017/8552

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/3824 Esas 2017/8552 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, 2000 m² civarındaki taşınmazın kendilerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır. Müdahiller ise taşınmazın ortak mülk olduğunu ileri sürerek 1/2 payın kendilerinin mirasçıları adına tescil edilmesini talep etmiştir. Kadastro mahkemesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Uzman orman bilirkişisi tarafından yapılan incelemede taşınmazın orman niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Kararda, çekişmeli taşınmazın sicilinin doğru şekilde oluşturulması ve kamunun yararı için doğru nitelikle tescil edilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm fıkrasında yer alan \"ham toprak\" kelimesinin \"orman\" olarak düzeltilmesi ve kararın onanması kararlaştırılmıştır. Kararda 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca 3402 sayılı Kanunun 5. maddesine göre çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla malik hanesi boş olarak gönderildiği ifade ed
20. Hukuk Dairesi         2016/3824 E.  ,  2017/8552 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Hüseyin ve ... vekili 29/06/1993 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri 2000 m² civarındaki taşınmazın davacılar tarafından haricen 1970 yılında satın alındığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının müvekkilleri lehine gerçekleştiğini ileri sürerek taşınmazın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi talebiyle açtıkları dava ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/298 Esasına kaydedilmiştir.
    ... mirasçıları ... ve diğerleri vekili 12/01/1994 havale tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın davacıların murisi ... ile müvekkillerinin murisi ..."ın ortak mülkü olduğunu ileri sürerek taşınmazın 1/2 payının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi talebiyle davaya müdahil olmuşlardır.
    1994 yılında 3402 sayılı Kanunun 18/1 ve 22/2. maddeleri gereğince yapılan kadastro sırasında ... köyü (mahallesi) çalışma alanında bulunan 2635 parsel sayılı 2776,24 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmaz ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/298 Esasında davalı olması nedeniyle mülkiyet sütunu boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
    Kadastro mahkemesine aktarılan davada mahkemece, davacılar ... ve ..."ın davasının reddine, katılan ... varislerinin davasının reddine, dava konusu ... beldesi/mah. 2635 parsel sayılı 2776,24 m² yüzölçümündeki taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ve bir kısım müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11.08.1984 ilâ 05.12.1985 tarihleri arasında yapılıp 07.03.1987 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1987 yılında yapılarak 24.05.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
    Genel arazi kadastrosu işlemi de 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 30.12.1956 - 28.01.1956 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiş, dava konusu taşınmaz tescil harici bırakılmıştır.
    Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine dair yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ancak; dosya kapsamında uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; 1957 ve 1986 tarihli hava fotoğraflarının yapılan stereskopik incelemesinde taşınmazın münferit kızılçam olmak üzere meşe ve sandal ağaçları ile kaplı orman alanı olduğu ve taşınmazda kullanım bulunmadığı, 2009 tarihli hava fotoğrafının yapılan stereskopik incelemesinde ise taşınmazın kuzeydoğu bölümünün yol geri kalan kısmının meşe ve kızılçam gibi orman ağaç ve ağaççıkları ile kaplı orman olduğu, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Çekişmeli taşınmaz 3402 sayılı Kanunun 5. maddesine göre tarla vasfıyla malik hanesi boş olarak gönderilmiştir. Kadastro hâkiminin doğru sicil oluşturması, taşınmazın hangi nitelikle tescil edileceğini hüküm yerinde doğru olarak göstermesi kamu yararındandır. Bu nedenle hüküm fıkrasında çekişmeli taşınmazın “ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline” denilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. paragrafında yer alan “ham toprak” kelimesinin çıkarılarak yerine “orman” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 30/10/2017 günü oy birliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi