13. Hukuk Dairesi 2013/32327 E. , 2014/2412 K.
"İçtihat Metni"
... vekili avukat ... ile 1-... A.Ş. 2-... ... Uluslararası Proje Geliştirme ve Yatırım A.Ş vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Tüketici Mahkemesinden verilen 04.07.2012 tarih ve 2010/201 2012/589 sayılı hükmün Dairenin 2.5.2013 tarih ve 1267-11078 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... Yatırım A.Ş. avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ... AŞ.den satın aldığı dairenin sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini ve satıştan sonra yapılan imar tadilatı ile taşınmazın değer kaybına uğradığını, taşınmazın satın alınmasında ... veren diğer davalı bankanın da sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek 26/06/2009 tarihinden villanın teslim edildiği 02/10/2009 tarihine kadar işleyen toplam 18.246 ... Doları tutarındaki cezai şartın, 02/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, ayıplı mal statüsünde bulunan villada meydana gelen değer kaybına karşılık olarak şimdilik 10.000 ABD Dolarının davacının en son ödeme tarihi olan 2l/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı şirket ve davalı bankadan müteselsilen sorumlu tutulmaları suretiyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı .... yönünden davanın husumetten reddine, ... AŞ. yönünden davanın kısmen kabulüne,değer azalması talebinin reddine,geç teslim nedeniyle 18.246,00 ABD Dolarının 24.09.2009 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı .....A.Ş’nin temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2013 tarih, 2013/1267 esas -11078 karar sayılı ilamı ile, ” ..davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Davacı, satış tarihinden sonra davalı inşaat firmasının talebi üzerine imar değişikliğine gidilerek taşınmazın bulunduğu siteye 15 villa daha yapılması nedeniyle değer kaybına uğradığını ileri sürmüş, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda da bu durumun tüm olumlu ve olumsuz getirileri birlikte değerlendirilerek taşınmazın %2 oranında değerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bilirkişinin taşınmazın değerinin azaldığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcuttur. Gerek Dairemiz uygulamalarında ve gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan 2013/32327 2014/2412
hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Buna gore; satış tarım itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmelidir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, mevcut ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın satış bedeline uygulanması yönünde bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak neticesine göre talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu yönden istemin reddinekarar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.” gerekçesiyle bozulmuş, bu kez davalı .....A.Ş tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı .....A.Ş’nin sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Davacının davalı .....A.Ş tarafından yapılan ... Vadi Projesinden villa satın aldığı, sözleşme ekindeki vaziyet planına göre arsa üzerinde toplam 105 adet villa yapılması gerekirken sonradan yapılan proje tadilatı nedeniyle ilave edilen 15 adet villanın site bünyesindeki yeşil alanların azalmasına ve inşaat yoğunluğunun artmasına neden olduğu, ancak sözleşmede taahhüt edilenden daha büyük kullanım alanının davacının tasarrufuna sunulduğu, davacıya tahsis edilecek alan 853 m2 iken 1028 m2 lik alanın tahsis edildiği ve böylece davacının villasının değerinde daha fazla artış olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Hal böyle olunca davacının villasının değerinin azaldığından bahsedilemez. Bu durumda davacının değer azalması talebinin reddine ilişkin mahkeme kararın onanması gerekirken zuhulen bozulduğu bu kez yapılan incelemede alışıldığından, Dairemizin bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş’nin sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent gereğince Dairemizin 02.05.2013 tarih, 2013/1267 esas -11078 karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.