17. Hukuk Dairesi 2015/8401 E. , 2018/3203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ve davacıların desteği olan ..."ün 12/07/2004 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 500,00 TL, oğlu ... için 250,00 TL, oğlu ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16/01/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini davacı eş ... yönünden 35.600,00 TL, oğlu ... yönünden 1.200,00 TL, oğlu ... için ise 3.200,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL"ye yükseltmişlerdir.Davalı vekili; husumet, görev ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının talebinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; bilikişi raporuna dayanarak davanın kabulü ile; sigorta poliçe limitini aşmamak üzere bununla sınırlı olmak üzere dava ve ıslah olmuş miktarı ile davacılardan ... için 35.600,00 TL, ... için 1.200,00 TL, ... 3.200,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece, hükme esas alınan 05/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davacının rapor tarihindeki yaşının 43 olduğu, 2 çocuk sahibi davacının evlenme şansının bulunmadığı kabul edilerek, hesaplanan tazminattan indirim yapılmadığı görülmektedir.
Davacı ..., trafik kazasında eşinin ölümü ile 32 yaşında 2 çocuklu olarak dul kalmıştır. Mahkeme, davacının evlenme şansının olmayacağını kabul eden bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmuştur. Davacının kaza tarihindeki yaşı 32 olup, AYİM tablosuna göre %17 evlenme şansına sahiptir ve bu oranlardan, 18 yaşında 2 çocuğu olduğundan küçük her çocuk için %5 indirim yapılacaktır. O halde, davacının 18 yaşından küçük 2 çocuğu için % 5 indirim yapıldığında davacının evlenme şansının %7 olarak belirlenmesi, bu doğrultuda hesap yapılması gerekirken evlenme ihtimalinin bulunmadığını kabul edip hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesi hatalı bulunmuştur.Vefat edenin bakımından yararlanan eşin yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak hayatta kalan eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda, eşin yaşı, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, sağlığı, görünümü, ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilerek bu belirlemenin yapılması gerekir.Dairemiz"in yerleşmiş içtihatları gereği; evlenme ihtimali oranları belirlenirken, destek gören eşin kaza tarihindeki yaşına göre, AYİM Evlenme İhtimali Tablosu"ndaki belirlemelerin esas alınması gerekmektedir. O halde, davacı eş Kadriye"nin kaza tarihindeki yaşı (32) ve 18 yaşından küçük iki çocuğu bulunduğu gözetilerek, evlenme ihtimali oranının belirlenmesi gerekirken; hatalı biçimde, rapor tarihindeki yaşı (ve bu da yanlış belirlenmiş) esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilince dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş, Mahkemece de davalı ... yönü ile avans faizine hükmedilmiştir. Ancak somut olayda zarara neden olan araç hususi otomobil olup, ticari araç değildir. Bu halde yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmayıp, bu husus da temyiz eden davalı taraf yararına bozma nedeni yapılmıştır.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK"nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."ne geri verilmesine 22/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.