18. Hukuk Dairesi 2015/12699 E. , 2015/12557 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, .... taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazısına göre dava konusu taşınmazın kadastro parseli, bilirkişi kurulunca buna emsal alınarak karşılaştırılan somut emsalin imar parseli olduğu ve imar uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payının düşülmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda karşılaştırılan emsalin bu niteliği dikkate alındığında dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu ve aynı kamulaştırma kapsamında aynı yerden gelen değerlendirme (dava) tarihi de aynı olan benzer nitelikli taşınmazlara yine aynı emsal esas alınarak değer biçilen ve Dairemizce daha önce incelenen Dairenin 24.09.2013 gün ve 2013/8110 Esas-12079 Karar (.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.01.2013 gün ve 2012/178 Esas-2013/12 Karar) sayılı ve yine Dairenin 27.05.2014 gün ve 2014/5168 Esas-9258 Karar (.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2013 gün ve 2012/196 Esas-2013/362 Karar) sayılı dosyalarda takdir edilen arsa m² değerlerinin uygun bulunarak onandığı gözetildiğinde, mahkemece somut emsalin imar parseli niteliği dikkate alınarak dava konusu taşınmazın belirlenen m² değerinden %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiği düşünülmeden dava konusu taşınmaz ve çevresinin gelecekteki nüfus projeksiyonu ve bu projeksiyon çerçevesinde birey ve toplumun kültür, sosyal ve rekreaktif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir yaşam için kentsel ve sosyal donatı alanlarının planlanması için düşülmesi gereken düzenleme ortaklık payının %20 olarak öngörüldüğünü açıklayan bilirkişi raporu esas alınarak dava konusu taşınmazdan da bu oranda indirim yapılması,
2-Mahkemece uyulan Dairenin önceki bozma ilamının 4 numaralı bendinde açıklandığı üzere irtifak kamulaştırmasından dolayı dava konusu taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranının %27,4 olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve irtifak kamulaştırması yapılan alanın yüzölçümü 972,13 m² olduğu halde bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda maddi hata sonucu irtifak alanı 927,13 m² alınıp mülkiyet değerinin %50"sinin aşılacağı gerekçesiyle değer düşüklüğü oranının %26 olarak hesaplanmış olması,
3-6459 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen 9. fıkra gereğince; tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla hükmedilen kısmından acele el koyma dosyasında ödenen bölümün mahsubu ile artan kısma dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten ilk karar tarihine kadar, 1. bozmadan sonra artan kısma dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten 2. karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi ve faiz uygulanacak miktarların hükümde açıkça gösterilmesi gerekirken, (herne kadar faizin uygulanacağı tarihler doğru ise de) mahkemece infazda duraksamaya neden olacak şekilde faiz uygulanacak miktarlar açıkça belirtilmeden ve acele el koyma dosyasında ödenen bölümün mahsubu yapılmadan faiz uygulanacak miktarlardan ilk ödenen bedel ve ilave bedel olarak sözedilmesi suretiyle hüküm kurulması,
4-Dairenin bir önceki bozma ilamında dava konusu taşınmazda daimi irtifak hakkının davacı adına tesis ve tescili ile yetinilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde irtifak hakkının ağaç dikmemek, bina vs. sabit tesis yapmamak şartıyla tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı açıklandığı halde, bozma sonrası mahkemece ilk karara atıf yapılarak irtifak hakkı tesisi ve tescili ile ilgili kesin olarak karar verilmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmedilmesi doğru ise de, söz konusu alanda ağaç dikmemek, bina vs. sabit tesis yapmamak şartıyla irtifak tesis ve tescili yönünde karar verildiği izlenimi verecek ve infazda duraksama yaratacak biçimde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.