Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya örnek 7 numaralı ödeme emrinin 02.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise 12.04.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebliğ tarihinde şehir dışında bulunduğunu ve tebligatı 11.04.2012 günü öğrendiğini ileri sürerek gecikmiş itirazının kabulünü istediği ve ayrıca borca ve takibe itirazlarını bildirdiği anlaşılmıştır.İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde İcra Mahkemesine bildirilmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Borçluya ödeme emrinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istenildiği anlaşılmaktadır.7201 Sayılı Tebligat Kanunun 21/1. maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yine Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunmama halinde yapılacak işlemin düzenlendiği 31. maddesinde “ ... b) muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması ... hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru ek-1 de yer alan 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır...” düzenlemesi bulunmamaktadır.Somut olayda borçlu adına çıkarılan ödeme emrinin "tebligat adresine gidildi, muhatap eşi B.A. bizzat imzadan imtina ettiğinden Teb. Kan. 21. madde gereğince bağlı bulunduğu mahalle muhtarı B.I.imzasına tebliğ edilerek 2 nolu evrak kapısına asıldı" meşruhatı ile 02.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Bu haliyle borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işlemi T.K.nun 21. maddesine ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesine uygundur. Şu hale göre borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olduğuna göre ve borçluda icra mahkemesine başvurusunu gecikmiş itiraz olarak yaptığına göre istemin gecikmiş itiraz olarak vasıflandırılması ve İİK.nun 65.maddesine göre incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekir.O halde mahkemece, borçlunun, İİK.nun 65 maddesine dayalı gecikmiş itiraz başvurusunun incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ödeme emri tebliğ tarihinin 11.04.2012 tarihi olarak düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.