11. Hukuk Dairesi 2016/5028 E. , 2017/6817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2016 tarih ve 2014/1538-2016/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin hissedarlarından olan..."ın 04.07.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 50.000 TL"lik hissesini müvekkiline devrettiğini, 07.07.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile devrin kabul edilip keyfiyetin 14.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, şirket adına bankadan kredi olarak çekilen 1.500.000 TL ile büyük ortak Mutahsin"in kendisine ev aldığını, müvekkilinin genel kurula katılma, kâr payı alma, bilgi edinme gibi haklarının kullandırılmadığını, dışlanarak şirkete girmesinin yasaklandığını, şirketin kâra geçmesi üzerine de şirketten uzaklaştırıldığını, şirket ortaklığının akıbetinin dahi bilinmediğini ileri sürerek şirket genel kurul toplantısının yapılarak müvekkilinin bilgisi ve izni dışında alınan kararların iptalini, şirketin durumu ile ilgili bilgi alma hakkının sağlanmasını, birikmiş şirket kârından şimdilik 5.000 TL"sinin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, önceden sigortalı çalışan olan davacının şirketin anonim şirkete dönüşmesinden sonra başarısını artırmak için hisse devri ile ortak yapıldığını, davacının 2 ay kadar ortak olduktan sonra 16.09.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile paylarını devrettiğini, kendisine sağlanan ortaklık statüsünü yanlış değerlendiren davacının yönetime dahi müdahelelere başladığını, tekrar sigortalı yapılıp bilahare iş akdinin feshedildiğini, iddiaların hayal ürünü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının herhangi bir pay devri yapmadığını iddia ettiği, pay devrinin iptali işlemine karşı iptal davası açmadığını ve açmayı da düşünmediğini beyan ettiği, ancak 16.09.2014 tarihinde paylarını şirket ortaklarından..."a devrettiğinin görüldüğü, pay devrinden sonra yapılmış bir genel kurulun ya da alınmış bir kararın bulunmadığı, bilgi hakkının kullanılması ve kâr payı dağıtımının ortaklık sıfatına bağlı olduğu, şirket pay defterine göre dava tarihi itibariyle davacının ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle dava ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava tarihinden önce davacının şirketteki paylarını dava dışı 3. kişiye devrettiğinin davalı şirketin pay defterine kaydedilmiş olmasına, davacının, paylarını devrettiği görünen kişiye karşı müstakil bir dava açması gerekmesine, 6100 sayılı HMK"nın 165/2. maddesi uyarınca bekletici sorun yapılabilecek bir davanın bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.