13. Hukuk Dairesi 2018/6177 E. , 2019/1632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-yeniden yargılama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 8.000.000 TL (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararının temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının davacı tarafından temyizi üzerine kararın onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
T.C. Anayasa Mahkemesi, 07.01.2016 tarih, 2013/6613 başvuru numaralı kararı ile; başvurucunun Anayasa"nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılanma yapılmak üzere dosyayı mahkemesine göndermiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; Yargılamanın iadesi davasının reddi ile mahkemenin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyizo edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Anayasa’nın, Anayasa Mahkemesinin “Görev ve yetkileri” başlıklı 148. maddesinin 3. fıkrasında “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. "şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme gereğince Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda, başvurucunun Anayasa"nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı mahalli mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "Yargılamanın iadesi davasının Reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına" şeklinde karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, Anayasanın 36. maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının "onanmasına" şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; mahkeme kararının doğru olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması nedeniyle bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
3-Davacıya teslim edilen konut .../Kestel konut projesi kapsamında yer almakta olup Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyeti her bir daire için 90.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Davacı dava dışı bankadan borçlandırma sözleşmesi ile 72.893.433, borçlandırma senedi ile 11.622.360 TL olmak üzere toplam 84.515.793 TL kredi kullanıp ödeme yapmıştır. Mahkemece konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 100.000.000 TL olarak belirlendiği şeklinde belirtilmiş ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. bendindeki “ reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına” söz ve rakamlarının karardan çıkartılmasına, yerine “ reddine ” sözünün yazılmasına, hükmün gerekçe kısmında ki " reddi ile mahkememizin 29/11/2012 tarih ve 2012/476 esas 2012/ 1334 karar sayılı kararının onanmasına" söz ve rakamların çıkartılmasına, yerine "reddine" sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.