Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/6983
Karar No: 2015/7620
Karar Tarihi: 26.11.2015

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6983 Esas 2015/7620 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/6983 E.  ,  2015/7620 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine, asli müdahilin dava açmakta muhtariyetine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve asli müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, müvekkilinin .... Noterliği"nin 23.11.2009 tarih ve 51454 yevmiye numaralı kooperatif ortaklık devir sözleşmesi ile davalı kooperatife ait 276 sayılı ortaklık hak ve hissesinin tamamını kooperatif ortağı ..."den devir ve temlik aldığını, üyelik kaydının yapılması için 08.12.2009 tarihinde davalı kooperatife usulüne uygun şekilde başvurulmuş olmasına rağmen, kooperatif yönetim kurulunun 22.12.2009 tarihli cevabi yazısı ile üyeliğin tartışmalı bulunduğu ve mahkeme sonucuna göre işlem yapılacağı gerekçesi ile şimdilik kaydıyla bu talebin reddedildiğini, davacının üyeliğini devraldığı ..."in kooperatif aleyhine açmış bulunduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2009/576 Esas sayılı dosyasında lehine karar verilmesi üzerine davacının talebini tekrarlamasına rağmen üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatifin 276 numaralı üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı kooperatif vekili, devir işleminin hukuka aykırı ve hileli olduğunu, devir yapan vekilin azline rağmen ve yetkisiz bir şekilde vekalet görevini kötüye kullanarak devir yapmaya çalıştığını, kooperatif ortağı ... tarafından keşide edilen .... Noterliği"nin 11.11.2009 tarih ve 09760 yevmiye numaralı azilnamenin davalı kooperatife 17.11.2009 tarihinde, vekillerden ..."e 18.11.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, devir işleminin ise diğer vekil ... tarafından 23.11.2009 tarihinde gerçekleştirildiğini, azilname karşısında devir işleminin yetkisiz bir işleme dayandığını, tebliğ işleminin oyalanması sonucunda devir yapıldıktan sonra 24.11.2009 tarihinde azilnamenin ..."e tebliğinin sağlandığını, iki vekilden birisine yapılan tebligatın tüm sonuçları doğuracağından devir işleminin geçerliliğinin olmadığını, adı geçen tüm şahısların birbirleri ile muvazaalı ilişkiler içinde olduklarını, esasen hem sözleşmenin iptali davası ve hem de ilgili vekiller hakkında açılmış ceza davası olduğunu, ceza davasının .... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2011/1667 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, Tebligat Kanunu"nun 11. maddesi ve Borçlar Kanunu hükümleri itibariyle vekillerden birisine yapılan tebligatın tüm sonuçlarını doğurduğundan satış işleminin geçersiz bulunduğunu, ... tarafından kooperatif aleyhine açılan üyelik tespit davası derdest iken yapılmaya çalışılan devir işleminin bir tür mal kaçırma işlemi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Asli müdahil ... vekili, müvekkili ve diğer aile bireylerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını, tüm kooperatif hisselerinin yine aile fertlerinden ..."ün eşi ... ile kardeşi ..."dan devir alındığını, asli müdahale talebinde bulunan aile bireylerinin üyelik kayıtlarının yapılmaması üzerine kooperatif aleyhine üyeliğin tespiti davaları açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2009/576 Esas, 2009/572 Karar sayılı dosyası ile üyeliğin tespitine karar verildiğini, diğer dosyalarda verilen kararların da aynı mahiyette olduğunu, bazı davalarda müdahil olarak görülen ..."un, yetkisiz vekillerden muvazaalı bir şekilde kooperatif hisselerini devraldığını, asli müdahale talebinde bulunan aile bireylerinin ..."da ikamet etmeleri sebebiyle kooperatif hisselerinin idaresi hususunda ... ve adamları ... adlı şahıslara vekâlet verdiklerini, vekâletnamelerde satış yetkisi verilmiş ise de gerçekte hisselerin idaresi ve resmi işlemlerin takibinin amaçlandığını, bu yetkilerin verilmesinde damat ve enişte olan ... ve adamlarına güvenildiğini, 2009 yılları ortalarında asli müdahale talebinde bulunanın görümcesi ... arasında şiddetli geçimsizlik meydana geldiği ve boşanma davası açılıp eşlerin ayrı yaşamaya başladıklarını, yaşanan bu olaylar üzerine güven ilişkisi kaybolduğundan ... ve adamları ..."i azletme gereği duyulduğunu, azilnamelerin davalı kooperatife 17.11.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, keşide edilen azilnamelere rağmen kötüniyetle devir işlemlerinin yapıldığını, bu devir işlemleri ile devralan kişiler tarafından tespit davaları açıldığını, asli müdahale talebinde bulunan ve aile bireylerine ait hisselerin davacı ve üçüncü kişilere satışının yetkisiz vekiller tarafından yapılan muvazaalı satışlar olduğunu, ..."e çıkarılan tebligatın geciktirilmek suretiyle 23.11.2009 tarihinde satış işleminin yapıldığını, azilnamenin vekillerden birine tebliği ile vekâlet ilişkisinin son bulduğunu, devir karşısında herhangi bir ödeme yapılmadığını, satışların ivazsız olduğunu, ..."un altı adet kooperatif hissesini devir alacak mali duruma sahip olmadığını ileri sürerek ve ... Noterliği"nin 23.11.2009 tarih ve 51454 yevmiye numaralı devir sözleşmesinin iptaline ve davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatife ait 26.03.2006 ve 11.12.2005 tarihli olağan ve 08.04.2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarındaki katılımları ve ..."in genel kurulda yazman ve oy sayım memuru olarak görev yapması, ..."ın yönetim kuruluna seçilmesi dikkate alındığında, vekiller ..., ... ile davacı ..., dava dışı ... ve ..."ın tanıştıklarını ve yakın ilişkiler içerisinde bulunduklarını gösterdiği, asli müdahil ... tarafından kooperatif hisselerinin devri için ... ve ..."e vekaletname verilmiş ise de, aile fertlerinden ... ile ... arasındaki şiddetli geçimsizliğe dayalı olarak açılan boşanma davası nedeniyle eşler ayrı yaşamaya başladıklarından yaşanan bu olaylar üzerine güven ilişkisinin kaybolduğu, ..."in azilnameyi tebellüğ etmesinden 1 gün önce 23.11.2009 tarihinde asli müdahil ..."e ait ( 276 ) numaralı ortaklık hissesini ..."a 13.700,00 TL bedel karşılığında devrettiği, dava konusu azilnamede muhatap olarak her iki vekilin de yer aldığı, azilnamede her iki vekilin azledildiği hususunun yer aldığı, azilnameyi 18.11.2009 tarihinde tebellüğ eden ..."in kendisi gibi diğer vekil ..."in de azledildiğini bildiği tartışılmayacak kadar açık olduğu, asli müdahil tarafından açılan kooperatif ortaklığının tespiti davasında muvazaa iddiasının ileri sürülmesi ve bu iddiaların kooperatif genel kurul toplantılarında tartışma konusu yapılması,
    davalı kooperatife ait olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarındaki katılımları ve ..."in genel kurulda yazman ve oy sayım memuru olarak görev yapması, ..."ın yönetim kuruluna seçilmesi dikkate alındığında, vekiller ..., ... ile davacı ..., dava dışı ... ve ..."ın tanıştıklarını ve yakın ilişkiler içerisinde bulunduklarını gösterdiği, özellikle 20.06.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında ..."i vekil sıfatı ile ..."in temsil etmesi dikkate alındığında, ... ile ..."in yakın tanışıklık içinde olduğunun anlaşıldığı, adı geçen kişilerin birden çok kooperatif hisseleri üzerindeki tasarrufları bilebilecek durumda olduklarının kabulünün gerekeceği, dolayısıyla ..."in söz konusu azilnameden haberdar edildiği, ..."in adresine gönderilen azilname tebligatının 19.11.2009 tarihinde yeni adresine sevk edilmesinden hemen sonra 23.11.2009 tarihinde dava konusu hisse devir sözleşmesini yapması, 1 gün sonra da 24.11.2009 tarihinde azilnameyi tebellüğ etmiş olması karşısında ..."in vekalet ilişkisindeki sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı, vekaletin kötüye kullanıldığı, vekilin bu davranışının TMK"nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, vekil ... ile dava konusu hisse devir sözleşmesini yapan davacı ..."un TMK"nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli kabul edilebilmesi ve bunun sonucu olarak yapılan sözleşmelerin geçerli olabilmesi için vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmemesi veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak bulunmaması gerektiği, davacının TMK"nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli sayılamayacağı, dava konusu yapılan hisse devir sözleşmelerinin geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalı kooperatifin söz konusu hisse devirlerini kabule zorlanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine, asli müdahilin kooperatif hisse devirlerinin iptali hakkında dava açma hususunda muhtariyetine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili ile asli müdahil vekili temyiz etmiştir.
    1)Davacı vekilinin temyizi yönünden;
    Asli müdahilin .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 07.10.2009 tarih 576 E., 572 K. sayılı kararı ile üyeliğinin tespitine karar verildiği, kararın işbu dava açılmadan önce kesinleştiği, davacıya anılan davanın karar tarihinden sonra devir yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2)Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
    a)Asli müdahil vekilince 23.11.2009 tarih ve 51454 yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesinin iptali istenmiş, müdahale dilekçesiyle aynı tarihli makbuzla 21,15 TL başvurma harcı yatırılmış ise de harç makbuzunun üzerine davacının adı yazılmıştır.
    Davacının bu tarihte başvurma harcı yatırmasını gerektirecek herhangi bir işlem bulunmadığından, bu makbuzun asli müdahil tarafından yatırılmış olduğu kabul edilmiştir.
    Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun 15. ve 21. maddeleri) Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir.
    Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır (1 sayılı Tarife, madde III/1-a) Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır. (1 sayılı Tarife, madde III/2)
    Harçlar Kanunu"nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür.
    Asli müdahilin talebi maktu karar ve ilam harcına tabi olup, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince harç tamamlanmadan müteakip işlemleri yapılmaz. Mahkemece, harcın ikmali için aynı Kanun"un 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re"sen harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde, yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, karar ve ilam harcı alınmadan davanın yürütülüp karar verilmesi doğru olmamıştır.
    b)Asli müdahil vekilince maktu harcın tamamlanması halinde, mahkemece davanın varlığı ve bu dava konusu yapılan hisse devir sözleşmesinin geçerli olmadığı kabul edildiğine göre, asli müdahilce açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, HMK"nın 65. maddesi uyarınca asli müdahale yoluyla açılmış davanın varlığı ve bu davanın asıl yargılama ile birlikte yürütülmesi ve karara bağlanması gerektiği gözardı edilerek, asli müdahilin dava açmakta muhtariyetine karar verilmesi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asli müdahil yararına, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re"sen BOZULMASINA, davacıdan fazla alınan peşin harcın istek halinde iadesine, müdahilden alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 ğün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi