16. Hukuk Dairesi 2016/4578 E. , 2017/2579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1964 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucu ... Köyü çalışma alanında 442 parsel sayısı ve ....343,00 metrekare yüzölçümü ile tescil edilmiş olan taşınmaz 1978 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda ifraz edilmiştir. Daha sonra imar parselleri hakkında yapılan uygulama kadastrosu sırasında ise tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 927 parsel sayılı 551 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 230 ada ... parsel numarasıyla ve 552,... metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 926 parsel sayılı 519 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 230 ada ... parsel numarasıyla ve 519,60 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 230 ada ... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 230 ada ... parsel sayılı taşınmazın ........2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve eki haritasında 230/...-...-... ve ... noktalar içerisinde gösterilen bölümün 507,53 metrekare, 230 ada ... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve eki haritada 230/...-...-... ve ... noktalar içerisinde gösterilen bölümün 565,78 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişisinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının kesinleşen tesis kadastrosundan kaynaklanan mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve bu nitelikteki mülkiyet uyuşmazlıklarının kadastro mahkemesinde görülemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davacı taraf, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Uygulama kadastro sırasında çekişme konusu taşınmazlar arasındaki ara sınır geçerli sınır tipi ile tespit edilmiş, ancak taşınmazlar arasında bulunan duvar dikkate alınmamıştır. Mahkemece, keşif sonrası dosyaya ibraz edilen harita bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmuşsa da taşınmazlar arasındaki ortak sınır olan duvar ölçülmemiş, sınırlandırma ve ölçü krokilerinde gösterilmemiştir. Yine taşınmazlar başında yapılan keşifte mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanıklar dinlenilmemiş, taşınmazlar arasındaki duvarın ne zaman, kim tarafından yapıldığı, zemindeki sınırın bu duvar kabul edilip edilmediği, duvar yapımından sonra taraflar arasında sınır uyuşmazlığı olup olmadığı, hususlarında beyan alınmamıştır. O halde harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, taşınmazlar başında mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi ve tanıklar ile birlikte yeniden keşif yapılarak yukarıda belirtilen hususlarda mahalli bilirkişilerden, tespit bilirkişilerinden ve taraf tanıklarından beyanları alındıktan sonra ve uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet değişikliği olmadığı da göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olup, anılan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine,
....04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.