15. Ceza Dairesi 2019/6630 E. , 2019/10028 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-f-j ve CMK"nun 223/7 maddeleri gereğince davanın reddi,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK"nın 204/1, 43/1, 62/1, 53. 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen davanın reddi kararı katılan vekili ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ..."nın Anadolu Bank Bornova şubesinin imzalamış olduğu 13.06.2007 tarihli 150.000 TL"lik genel kredi sözleşmesi karşılığında suça konu olan 22.11.2007 ödeme tarihli 23.670 TL bedelli ve 25.12.2007 ödeme tarihli 24.380 TL bedelli senetleri 13.06.2007 ve 15.06.2007 tarihlerinde banka şubesine vermek suretiyle kredi kullandığı, kredinin ödenmemesi üzerine borçlusu katılan ... olan senetlerin icraya verildiği ve aldırılan bilirkişi raporu ile senedin ön yüzünde bulunan yazı, rakam ve imzanın katılan ..."in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, sanığın sahte olarak düzenlediği senetler aracılığıyla kredi kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
a)Resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, 15/06/2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
b)Nitelikli dolandırıcılık suçundan davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Suça konu senetlerden 25.12.2007 ödeme tarihli 24.380 TL bedelli senedin ilgili bankaya 15/06/2007 tarihinde tevdii edildiği, 22.11.2007 ödeme tarihli 23.670 TL bedelli olan senedin ise 13.06.2007 tarihinde söz konusu bankaya tevdii edildiği, banka tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesinin tarihinin 13.06.2007 olduğu ve bankadan gelen cevap yazısında 13.06.2007 tarihinde sanığa kredi kullandırıldığının belirtilmesi karşısında, senetlerin önceden doğan bir borç ilişkisi kapsamında verilip verilmediğinin kesin bir şekilde anlaşılamaması nedeniyle, sanığa ne zaman ne miktarda kredi ödemesi yapıldığının, bu ödemelerin suça konu senetlerin tesliminden önce mi sonra mı olduğunun banka nezdinde araştırılması ve varsa buna ilişkin belgelerin getirtilip dosyaya eklenmesi; sanığın aynı bankadan açtırdığı genel kredi sözleşmesi çerçevesinde ilgili bankaya sunduğu senetlerden biri olan 21.425 TL bedelli borçlusu ...olan sahte senet ile bankadan kredi alması eylemi nedeniyle İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/418 Esas 2009/134 Karar sayılı ilamı doğrultusunda nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, söz konusu dosya içerisinde yer alan 21.425 TL bedelli sahte senedin bankaya tevdii edildiği tarihinde belirlenerek ve suça konu senetlerin önceden doğan borç kapsamında olmaksızın farklı tarihlerde verildiğinin tespiti halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamın da belirtildiği üzere tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu mükerrer yargılama nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.