23. Hukuk Dairesi 2015/524 E. , 2015/7548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ve şerhin terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı arsa sahibi vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu arsa üzerinde inşaat yapılmak üzere davalı yüklenici ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenerek sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, taşınmazın müvekkilinden başka hissedarlarının da bulunduğunu, 2009 yılından bu güne kadar davalının taşınmazdaki tüm hissedarlar ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedemediğinden sözleşmenin uygulanabilir niteliği kalmadığını, sözleşmenin geçerli olabilmesi için TMK"nın 692. maddesi gereğince tüm hissedarlarla sözleşme yapılmasının şart olduğunu ileri sürerek, taraflar arasında düzenlenen İzmir 18. Noterliği"nin 04.11.2009 tarih ve 22529 yevmiye no"lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti (feshi) ile, tapu kaydındaki 05.11.2010 tarih ve 4510 yevmiye no"lu şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yüklenici vekili, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm maliklerle sözleşme imzalanması gerektiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, hissedarlardan ..."in ..."den hissesini satın aldığını, bu kişinin ise cebri tescil yoluyla satın aldığını, müvekkili ..."ın da ...ın hissesini trampa yoluyla aldığından müvekkilinin yüklenici ve aynı zamanda taşınmazda hissedarı olduğunu, ... ile ... arasındaki 22.11.2012 tarihli protokolün 2. maddesinde “..."ın taşınmazdaki hissesini devredeceği ..."a karşı ... tarafından hiç bir dava açmayacağının” kararlaştırıldığını, bu hükme göre açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin ... dışındaki tüm hissedarlarla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 05.11.2010 tarih ve 4510 yevmiye ile tapu siciline şerhedildiği, 6512 ada, 1 parselde davacıdan başka hissedarların da bulunmasına karşın, 2009 yılından bu güne kadar davalının taşınmazdaki tüm hissedarlar ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedemediği, tapudaki tüm maliklerle sözleşme yapılmadığından sözleşmenin
geçersizliğine, tapu kaydına konan şerhin terkininin gerektiği, sözleşme yok hükmünde olduğundan 59.000,00 TL harca esas değerin hesaplamalarda dikkate alınmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile sözleşmenin geçersizliğine, tapu kaydına konan 05.11.2010 tarih ve 4510 yevmiye sayılı şerhin terkinine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yok hükmünde olduğu gerekçesiyle harca esas değer hesabında sözleşme bedeli olan 59.000,00 TL bedel esas alınmamıştır. Ancak, sözleşmede taşınmazın değeri 59.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, harç ve vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK"un 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının üçüncü paragrafındaki “Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 982,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Harçlar Kanunu"na göre alınması gereken 4.030,29 TL harçtan peşin alınan 1.007,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.022,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” kelimelerinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının dördüncü fıkrasındaki “1.500,00 TL” rakamının çıkarılarak yerine “6.790,00 TL” rakamının eklenmesine, beşinci fıkrasındaki “67,45 TL yargılama giderinin” rakam ve kelimelerinin çıkarılarak, “67,45 TL yargılama gideri ile peşin harç olarak yatırılan 1.007,60 TL"nin” rakam ve kelimelerinin eklenmesine hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil edilen davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.