23. Hukuk Dairesi 2015/695 E. , 2015/7538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatifin toplam 51 üyesinin bulunduğunu, 47"si adına tapuda tescil işlemi yapıldığı halde davacılar adına tescil işleminin yapılmadığını, davacıların aidat borcu bulunmadığını, kaldı ki bir çok üyenin aidat borcu olduğu halde adlarına tescil işlemi yapıldığını, kooperatif yöneticilerin ayrımcılık yaparak tescil yapmadığını ileri sürerek, davalı taraf adına kayıtlı Karaali Mahallesi 168 ada 2, 3, 4 ve 169 ada 3 parsellerin tapu kayıtlarının iptal edilerek, davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar hakkında borçlarını ödememelerinden dolayı bir çok icra takibi yapıldığını, 51 üyenin 29"unun tapuda devrinin yapıldığını, işlemlerinin genel kurul kararları doğrultusunda yapıldığını, ..."ün yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, bu nedenle adı geçen davacının yönetimle husumeti olduğunu, adı geçen davacının dört hissesinin üçünü çoğunluk sağlamak amacıyla devrettiğini, kooperatifi ..."na şikayet ettiğini, davacılar dışındaki üyelerin yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin ... Mahallesi"nde faaliyet gösterdiği, davacıların kooperatif üyesi oldukları, üyelere parsellerin devredildiği, işbu dava ile de davacılar adına devredilmeyen taşınmazların tapusunun devredilmesinin talep edildiği, davacı ..."ün ihraç kararının .... Ticaret Mahkemesi"nin 2012/592 E. sayılı kararı ile iptal edildiği, taraflar arasında aidat borcunun ödenmemesi ve görevin savsaklanması nedeniyle bir çok icra takibi ve şikayete dayalı soruşturma dosyalarının olduğu, buna rağmen davalı kooperatifin davacı tarafa konut teslimi ve yükümlülüğünün mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, 168 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 168 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 168 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 169 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun"un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu
durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’nın eklenen geçici 9. madde ile bu Kanun"un göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, 01.07.2012 tarihinden sonra 13.11.2012 tarihinde açılmış olan dava, HMK"nın 12. maddesindeki taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalardan olmayıp, kooperatif ortaklığına, yani şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istendiğinden, kooperatifler hukukuna ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 99. maddesi uyarınca ticari dava niteliğini haizdir. Yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmamakta ise, 6102 sayılı TTK"nın 5/4. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesi"nce ticari davaya bakmaya devam edilmesi ve görevsizlik kararı verilmemesi gerektiği açıkça öngörüldüğünden, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılması doğru olur. Ne var ki, somut olayda, ... Adliyesinde Ticaret Mahkemesi bulunmamakta ise de, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 24.03.2005 tarih ve 188 karar sayılı ilke kararının "11-I-B" bendi uyarınca ... İlçesi, ticari davalar bakımından hem ağır ceza, hem büyükşehir belediye sınırları itibariyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri"nin yargı çevresine dahil olduğundan, gerek dava tarihi itibariyle, gerekse ..nun anılan ilke kararını gözden geçiren 26.03.2014 tarih ve 141 karar sayılı ilke kararı ile Gölbaşı ilçesi, Ankara Ticaret Mahkemesi"nin yargı çevresi kapsamına alındığından, ... Ticaret Mahkemeleri görevlidir.
6100 sayılı HMK"nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HUMK"nın 428/2. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak bozma nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça temyize gelmese dahi temyiz mahkemesince re"sen gözetilmelidir.
Bu durumda mahkemece, HMK"nın 114/1-c maddesi hükmü uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın anılan Yasa"nın 115/2. madde hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelemesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, dava 2012 yılında açılmış olup, dosya mahkemenin 2012/912 Esasına kayıtlı olduğu halde nedeni anlaşılamayacak şekilde 2. oturumdan itibaren 2013/121 Esas üzerinden davaya devam edilmesi de doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re"sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.