5. Hukuk Dairesi 2019/6435 E. , 2020/11631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay"ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 22/12/2020 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalılar vekili yönünden ise kısmen kabulü ile vekalet ücreti yönünden HMK"nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde sabit bir sulama ekipmanı ya da aktif su kuyusu bulunmadığı bu nedenle kuru tarım arazisi olarak kabul edileceği belirtilmiş, keşif
mahallinde yapılan mahkeme gözleminde ise dava konusu taşınmazın içerisinde kendisine ait su kuyusunun bulunduğu ancak kuyu üzerinde motopomp vb benzeri herhangi bir teçhizatın bulunmadığının gözlemlendiği, yine keşif mahallinde dinlenen köy muhtarı beyanında, taşınmazın içerisinde su kuyusunun bulunduğu, yan parselde bulunan kuyudan da sulandığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu beyan edilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazın içerisinde su kuyusu bulunduğu sabit olup, bu kuyunun kuruyup kurumadığı, kuyunun dava konusu taşınmazı sulamaya yeterli olup olmadığı, istenildiği takdirde bu kuyudan dava konusu taşınmazın sulama imkanı bulunup bulunmadığı, mahallinde yeniden keşif yapılarak, araştırılıp tespit edilerek, dava konusu taşınmazın içerisinde bulunan su kuyusundan istenildiği takdirde sulama yapılabileceğinin anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü ile, bu niteliğine göre ekimi yapılan mutat münavebe ürünlerine ait resmi veriler esas alınıp değer biçilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
2)Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunun 10/8. Fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.540,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 2.540,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 22/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.