
Esas No: 2021/6326
Karar No: 2022/2078
Karar Tarihi: 22.02.2022
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/6326 Esas 2022/2078 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanıkların nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından yargılandığı davada, mahkumiyet kararı verilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak, sanıkların yer aldığı suçlamalarda bazı kanuni hatalar saptanmıştır. İddianamenin kabul edildiği tarihte zararın kovuşturma aşamasından önce giderildiği için sanıkların üzerine yüklenen ceza fazla tayin edilmiştir. Ayrıca, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu sebeplerle, karar kısmen bozulmuştur.
Kanun maddeleri:
- 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ve 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde
- 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi
- 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi ve 231/12. fıkrası
- 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi
- TCK'nın 119/1-c maddesi ve 116/4. maddesi
- 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ve 168/2. maddesi
-
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve müdafiileri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 (dahil) TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında tayin edilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına karşı, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen CMK'nın 231/12. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanık ... ve müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılmaları itiraz haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemeye görevli ve yetkili mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
III-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca yasal artırım oranı “bir kat” olduğu halde, TCK’nın 116/4. maddesi üzerinden belirlenen temel ceza üzerinden yasada belirlenen oranın altında (1/2 oranında) artırım yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli hırsızlık, sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 191/1. maddesi uyarınca iddianamenin kabulü kararı ile kovuşturma aşamasının başladığı, somut olayda iddianamenin 15.03.2016 tarihinde kabul edildiği, müştekinin kovuşturmada alınan beyanına göre de zararının 16.03.2016 tarihinden 2 gün önce giderildiğinin anlaşılması karşısında, zararın kovuşturma aşamasına geçilmeden soruşturma aşamasında giderilmesi sebebiyle sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerekirken, aynı Kanun’nun 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de; hükmün gerekçesinde zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı belirtilerek hükümde sanıklar ... ve ...’e verilen cezalardan 1/2 oranında indirim yapıldığı halde, hüküm fıkrasında TCK’nın 168/2. maddesinin yerine aynı Kanun’nun 168/1. maddesinin gösterilmesi,
3-Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik; hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık ...’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, (sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 22.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.