23. Hukuk Dairesi 2014/8455 E. , 2015/7401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, müvekkiline alacaklarını temlik eden Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş"nin borçlu ... vd. hakkında İstanbul 4. İcra Müdürlüğü"nün 2000/7854 E. (yeni esas 2011/12425), 13. İcra Müdürlüğü"nün 2000/11470 E. ve 7. İcra Müdürlüğü"nün 2000/17498 E. (yeni esas 2007/24318) sayılı dosyaları ile başlattığı icra takiplerinin kesinleştiğini, borçlu ... ait taşınmazın satışı neticesinde elde edilen meblağın sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan şikayet olunanın icra dosyasına ödendiğini, şikayet olunanın icra takip dosyasında haciz şerhi işlendiğini ancak 2006 yılında taşınmazın el değiştirmesi sonucu tasarrufun iptali davası açılıp 2008 yılında yeniden haciz konulduğunu, dolayısıyla 2008 yılından önce konulan haczin düştüğünü, 2008 yılında konulan haciz için ise süresinde ve düzenli satış avansı yatırılıp satış istendiğine dair bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkilinin 2009 yılında haciz şerhi koyduğunu ve süresinde satış avansı yatırdığından birinci sırada yer alması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile talepleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan vekili, müvekkilinin haczinin tasarrufun iptalinden kaynaklanan haciz olarak düşünülmediğinde dahi şikayetçinin 2009 yılında konulan haczinden daha önce 2008 yılından beri mer"i olduğunu, dosyada satış avansının mevcut olduğunu, müvekkili haczinin tasarrufun iptali davasından kaynaklanması sebebiyle taşınmazı devir alan kişilerin hacizlerine karşı önceliği olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayet olunanın 04.11.2008 tarihli taşınmaz haczi düşmeden yasal iki yıllık süre içerisinde önce 08.04.2008 tarihinde bir miktar satış avansı yatırdığı, daha sonra 20.10.2010 tarihinde de satış talebinde bulunduğu, bu durumda haczin düşmüş olduğunu kabule imkân olmadığı, bir an için 04.11.2008 tarihli haczin düştüğü kabul edilse bile taşınmaz tapu kaydından da görüldüğü üzere taşınmaz kaydı üzerinde 27.10.2010 ve 26.05.2011 tarihlerinde konulmuş hacizler bulunduğu, şikayet olunanın takip dosyasında konulan hacizlerin temelinin dayandığı tasarrufun iptali ilamı ile takip dosyasının borçlularından ...davaya konu taşınmazı şikayetçi bankanın borçlusu ... sattığı, tasarrufun iptaline karar verildiği, şikayet olunanın takip dosyasında bu ilama dayanılarak taşınmaza haciz konulduğu, yerleşik uygulama ve istikrarlı Yargıtay İçtihatlarına göre tasarrufun iptali davasını kazanan alacaklıya taşınmazı devralan kişiden alacaklı olup haciz uygulayan alacaklılardan önce ödeme yapılması gerektiği, bu nedenle taşınmazın haciz tarihi şikayetçinin haciz uyguladığı tarihten sonra olsa bile tasarrufun iptali davasına dayalı olduğundan öncelikli olarak bu alacağın ödenmesi gerektiği, şikayetçi tarafın şikayet dilekçesinde belirttiği diğer alacaklı olduğu dosyalarda 2000 tarihinde konulan hacizlerden sonra konulmuş haciz bulunmadığından bu dosyalardaki hacizlerin zaten düştüğü, bu itibarla bu dosyaların hacizlerinin değerlendirmeye alınmadığı, tasarrufun iptali nedeniyle şikayet olunanın takip dosyası alacağının öncelikli olmasına dair hususların bu dosyalar için de geçerli olduğu, gerek şikayet olunanın dosyasında taşınmaza konulan ve hala geçerli olan haciz tarihinin, şikayetçi tarafından aynı taşınmaza İstanbul 13. İcra Müdürlüğü"nün 2000/11470 E. sayılı dosyası kapsamında 2009 yılında konulan hacizden önce olması, gerekse herhalde şikayet olunan haczinin tasarrufun iptali davasına dayalı olması sebebiyle sonraki malikin alacaklılarına önceliğinin bulunması karşısında düzenlenen sıra cetvelinin yasaya uygun olduğu, birinci sıraya şikayet olunanın alacağının konularak ödemenin bu şirkete yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.