23. Hukuk Dairesi 2015/341 E. , 2015/7363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...ile davalı .... ve vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 14.01.2004 tarihli protokol gereğince, davacı yüklenicinin, sözleşme konusu inşaatın otele dönüştürülmesi nedeniyle fazladan harcama yaptığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazdan müvekkilinin hakettiği % 65 hissesinin iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının, taşınmazın % 43"nü alması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında, imalat artışı nedeniyle yüklenicinin hak ettiği pay artışının bilirkişilere hesaplatılması ve bu oranın, yüklenicinin sözleşme ile belirlenen payına ilave edildikten sonra tespit edilecek toplam hisseden % 15 oranında indirim yapılması gereğine değinilmiştir. Anılan bozma gereğinin yerine getirilebilmesi için özellikle sözleşme ve proje dışı imalat artışının ne kadar olduğu ve bunda tarafların katkısının ne miktarda bulunduğunun tespitinde zorunluluk bulunmaktadır. Ne var ki, bozma sonrası alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunda, dosya kapsamı ve taraf kabullerine göre açıkça arsa sahibince yapıldığı anlaşılan camekan imalatı ile A blok havuzunun kapalı hale getirilmesi imalatlarının yüklenici tarafından yapılmış gibi hesaplandığı görülmektedir. Kaldı ki, kabule göre de A blok havuzunun kapalı hale getirlmesinin imara aykırılık oluşturup oluşturmadığı ve oluşturuyorsa bu aykırılığın giderilip giderilemeyeceği incelenmeden hesap yapılması da hatalı olmuştur.
Bunun yanında, yine arsa sahibince yapıldığı belirlenen A blok çatı arasındaki 637,6 metre karelik imalat hakkında, belediyeden gelen 21.04.2014 tarih 1995 sayılı yazıda, turizm tesislerinde mevcut imar planına göre oluşan inşaat alanının % 20 oranında artırılabileceği ve bu artışın çatı arası olarak kullanabileceği bildirilmiştir. Şu halde, belirtilen belediye yazısı içeriğine göre bu alandaki imalatın toplamda nazara alınması gerekirken, hesaba katılmaması doğru olmamıştır.
Keza, arsa sahibince yapıldığı konusunda çekişme bulunmayan mini kulüp imalatının yasal olup olmadığı veya yasal hale getirilip getirilemeyeceği üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hiç hesaba katılmaması da yanlış olmuştur.
Şu halde, mahkemece yukarıda işaret edilen hususlarda gerekirse mahallinde keşif ve ilgili belediye ile yazışma yapılarak bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle yeniden yaptırılacak hesap sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.
Anılan hususlar nazara alınmadan, eksik inceleme ve hatalı değrlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1100.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.