15. Ceza Dairesi 2017/6714 E. , 2019/9841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanığın TCK"nın 158/1- f- son, 62/1, 52/2-3-4 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davaya katılmalarına karar verilen katılanlar TEB ile ...’in sıfatlarının gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Katılan ... tarafından boş olarak kaybolduğu bildirilen çek koçanı içinde yer alan suça konu Akbank...Şubesine ait ... nolu çek yaprağını sanığın bir şekilde ele geçirip sahte olarak 33.000 TL meblağlı olarak doldurduktan sonra, katılan TEB’den kredi alabilmek amacıyla bu bankaya verdiği ve karşılığında kredi kullandığı, kredinin ödenmemesi üzerine sanık tarafından verilen çekin icra takibine konulduğu, icra takibi ve karşılıksız çek suçu soruşturması sırasında çekin sahte olduğunun tespit edildiği, çekin arkasındaki ilk cironun sanığa ait olduğu ve katılan bankaya da çekin ilk olarak sanık tarafından teslim edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; katılanların beyanları, sanık savunmaları, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK"nın 158/1-f bendinde öngörülen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve aynı Kanunun 158/1-j bendinde öngörülen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve birden fazla bendin sanık tarafından ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yapılırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, bu husus gözardı edilerek sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi ve 5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle eksik adli para cezası tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK"nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin c bendinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine, “TCK"nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.