1. Hukuk Dairesi 2014/3757 E. , 2015/2870 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TEVDİ MAHALLİ TAYİNİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ...Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 04.09.2013 gün ve 6-7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Tevdi mahallinin belirlenmesi, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK"nın 382.maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin (3.) alt bendinde sayılan hallerden olup; bu kararlara karşı 387.madde uyarınca ilgililerin istinaf kanun yoluna başvurabilmeleri öngörülmektedir.
Ayrıca, HMK"nun 361. maddesinde temyiz edilebilen kararlar, 362. madedesinde ise temyiz edilemeyen kararlar duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tek tek sayılmıştır. 361. maddede, çekişmesiz yargıya ilişkin verilen kararların temyize konu edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmezken 362. maddenin birinci fıkrasının ( ç ) bendinde çekişmesiz yargı işleri hakkında verilen kararların açıkça temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Yasaya eklenen Geçici 3. maddenin birinci fıkrasındaki; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete"de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” şeklindeki düzenlemeyle bölge adliye mahkemeleri kuruluncaya kadar 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği öngörülmektedir.
Bu durumda, temyiz incelemesinin yönteminin belirlenmesinde olduğu gibi temyize tâbi kararların kapsamının belirlenmesinde de anılan kanun hükümlerinin gözetilmesi gerektiği açıktır. 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin yer aldığı 427. ilâ 454. maddesi hükümleri gözetildiğinde; "çekişmesiz yargı işlerine" ilişkin kararların temyize tâbi olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, bu tür kararların aleyhine temyiz yoluna başvurabileceğinin kabul edilmesi durumunda ise Yargıtay’ın yapacağı temyiz incelemesinin yönteminin ve vereceği karar sonucunun ne olacağı konusu açıkta kalacaktır. Çünkü, temyiz incelemesi sonucunda verilecek karar sonucu ile istinaf incelemesi sonucunda verilecek kararların nitelikleri farkılık arzetmektedir.
Diğer bir ifadeyle, temyiz incelemesinin kapsamının tayininde 6100 sayılı Yasanın hükümlerinin dikkate alınması, temyiz incelemesinin yönteminin ve sonucunda verilecek kararların niteliğinin belirlenmesinde ise 1086 sayılı Yasa hükümlerinin gözetilmesi gibi aynı müessesenin uygulanmasında farklı yasa uygulanması gibi hukuka uygun olmayan bir sonuç ortaya çıkacaktır.
Geçici 3.maddenin üçüncü fıkrasındaki; “Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” şeklindeki hükmün dayanak gösterilerek 6100 sayılı Yasada Bölge Adliye Mahkemelerine verilen görevlerin Yargıtay tarafından tamamen yerine getirilmesi gibi bir sonucun çıkarılması da doğru olmayacaktır. Çünkü, anılan fıkra metninde de ifade edildiği gibi bölge adliye mahkemelerine verilen görevlerden sadece 1086 sayılı Kanunda belirtilen ve yine bu Kanuna aykırı olmayan kısımlarının uygulanması öngörülmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasında da belirtildiği gibi 1086 sayılı Kanunun sadece temyize ilişkin hükümlerinin geçici olarak uygulama olanağı bulunmakta olup; ayrıca 6100 sayılı Yasaya göre de, çekişmesiz yargı işlerinden olan "tevdi mahalli belirlenmesi kararları" hakkında bölge adliye mahkemeleri için öngörülen Kanun yolunun, yasal bir dayanak olmadan temyiz yolu şeklinde yorumlanması yasanın amacına ve müessesenin getiriliş gerekçelerine uygun bir sonuç olmayacaktır. Kaldı ki Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı HUMK"nun 6100 sayılı ...na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı ön görüldüğünden, oysa 1086 sayılı Yasada çekişmesiz yargı kararlarına karşı temyiz yolu kapalı bulunduğuna göre bu kararların temyizen incelenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı izahtan varestedir.
O halde, davacılar vekilinin temyiz isteği yerinde değildir REDDİNE, 25.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.