13. Ceza Dairesi 2019/10775 E. , 2020/453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme, sanık ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 42/1. maddesi gereğince, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi, Yüksek Mahkemeye ait bulunduğundan, yerel mahkemece bu hususta verilen ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
05/09/2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK"nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 02/12/2015 tarihinde temyiz eden sanık ... ve 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL"ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Y.C.G.K."nın Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 günlü, 2012/1431 esas ve 2013/ 18 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “Sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK"nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” denilmiş olması ve 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesinde, “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca tekerrüre esas alınacak ilamın infaz aşamasında belirlenebilecek olması karşısında, hükümde tekerrüre esas alınacak ilamın gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal, sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında dosyada bulunan dilekçesinde atipik psikoz rahatsızlığını gösteren rapor bulunması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediği tarihte 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda ATK ilgili ihtisas dairesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile gerçekleştirmeleri nedeniyle TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından CMUK 326-son maddesi gereğince kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.