Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/6606
Karar No: 2019/9833
Karar Tarihi: 10.10.2019

Nitelikli dolandırıcılık - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/6606 Esas 2019/9833 Karar Sayılı İlamı

15. Ceza Dairesi         2017/6606 E.  ,  2019/9833 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
    HÜKÜM : Sanıklar Sedat ve Muhittin hakkında; TCK’nın 158/1-a, 52/2 - 4, 53 ve 58. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
    Sanık ... hakkında; TCK’nın 158/1-a, 39/2, 52/2 - 4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
    Hükümde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun Ceza Genel Kurulu"nun 23/01/2018 karar tarihli 2015/962 esas ve 2018/16 karar numaralı ilamında da belirtildiği üzere; ihtarın 5237 sayılı TCK"nın 52/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun"un 106/3. maddesinde 18/06/2014 tarihinde yapılan değişikliğin ve 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde ( 58,15 TL) yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanıkların üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu anlaşıldığından tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Suç tarihinde sanıklardan ... ve ... katılanın yanına gittikleri, sanık ...’in ise bu sırada gözcülük yaptığı, sanık ..."ın kendisini eczacı ... olarak tanıtıp, kendisinde bir miktar para ve gıda maddesi olduğunu, ihtiyacı varsa katılanın kullanabileceğini, yoksa yoksullara dağıtabileceğini, ancak parasının şimdilik vakıfta olduğunu belirttiği, hayır yapacağından bahisle katılana güven telkin ederek, katılanın parası olup olmadığını öğrendiği, katılanın da sanıkların kullanmış olduğu hileye kanarak kendisinde bir miktar altın bulunduğunu belirttiği ve birlikte katılanın evine gittikleri, katılanın dört adet burma bilezik ile altı adet Cumhuriyet altınını sanıklara verdiği, daha sonra sanıklar ile birlikte vakıf binasına gitmek üzere evden çıktığı, dışarıdayken, sanık ...’ın bir vesileyle yanlarından ayrıldığı, sanık ...’in de katılana vakfa çıkmasını söylediği, katılanın vakfa çıktığı ancak kapalı olduğunu gördüğü, sanıkları arayıp bulamayınca dolandırıldığını anladığı ve sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
    1) Sanıklar .... ve .... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
    Sanıkların savunması, katılan beyanı, güvenlik kamerası görüntüleri, teşhis tutanağı, parmak izi raporu ve tüm dosya kapsamından sanıkların eyleminin sabit olduğu kanatine varan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Sanıkların suç tarihinde aralarında oluşan eylem ve fikir birlikteliği içerisinde dolandırıcılık yapma kastı ile Nevşehir"e geldikleri, yaptıkları işbölümü esasına göre sanık ..."in gözcülük yaptığı, diğer sanıkların ise katılanla doğrudan irtibata geçerek atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri hususunun mahkemece de kabul edildiği anlaşılmakla, her üç sanığın da eylemi birlikte gerçekleştirdikleri ve müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerektiği, işbölümü esasına göre görev dağılımı yapmalarının bu sonucu değiştirmeyeceği gözetilmeden, sanık ..."nın yardım eden sıfatı ile sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle TCK’nın 39/2 maddesi uyarınca cezasından indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar Ümit ve ... müdafiinin eksik incelemeye, suçun sabit olmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    2- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
    Sanık savunması, katılan beyanı, güvenlik kamerası görüntüleri, teşhis tutanağı, parmak izi raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu kanatine varan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanık ... ile ilgisi bulunmayan Söke Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2005/300 E, 2006/152 K, sayılı ilamının tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “sanığın adli sicil kaydına esas olan Söke Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.10.2006 tarih ve 2005/300 esas, 2006/152 karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan 5 ay hapis ve 240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 25.06.2012 tarihinde kesinleştiği” ibaresinin çıkarılarak yerine “ İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarih, 2006/98 esas, 2008/267 karar sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30.01.2012 tarihinde kesinleştiği” ibaresinin yazılması "ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun"un 108/2. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Söke Asliye Ceza Mahkemesi"nin 04.10.2006 tarih 2005/300 Esas-2006/152 Karar sayılı kararına konu 5 ay hapis ve 240 TL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine" ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi