23. Hukuk Dairesi 2015/630 E. , 2015/7217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2014
NUMARASI : 2013/520-2014/562
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 30.06.2007 tarihinde imzalanan "Sistem Kullanım Anlaşması"nın 30.06.2010 tarihinde revize edildiğini, bunun yanında 23.06.2008 tarihli "Bağlantı Anlaşması"da bulunduğunu, davalı şirketin müvekkiline 27.06.2013 tarihli faturaya konu 2013 Mart dönemi sistem kullanım ceza ücreti açıklaması ile 23.118,83 TL bedelli ceza faturası gönderdiğini, davalıya ihtarname ile fatura aslının iade edildiğini, davalının da cevabi ihtarname ile fatura aslını müvekkiline iade ettiğini, fatura ve muhteviyat çizelgesinde belirtilen ihlâlin aylık periyotlar dikkate alındığında gerçekleşmediğini, ihlâlin ne şekilde tespit edildiğinin belirsiz olduğunu ve bu konuda kendilerine bir belge tebliğ edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca herhangi bir ihlâl sebebiyle cezai şart uygulanabilmesi için kullanıcıya yazılı bir uyarıda bulunulması ve bu uyarıda ihlâlin ortadan kaldırılması için kullanıcıya makul bir süre tanınmasının zorunlu olduğunu, bu hususun yerine getirilmemesi nedeniyle ceza faturasının esas ve usule aykırı olduğunu, bunun yanında ceza miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, borçlu olduğu kanaatine varılır ise fahiş ceza faturasının tenkisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 07.06.2012 tarihinde revize edildiğini, sözleşmeye göre oluşan ihlâl nedeniyle yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğunu, 2010 yılından sonra düzenlenen Sistem Kullanım Anlaşması"nın 9. maddesinde herhangi bir uyarı şartının yer almadığını, sözleşme nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 30.06.2007 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması"nın 10. Maddesinde " Cezai Şartlar" başlığı altında cezai şartlar düzenlenmiş olup anlaşma hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda söz konusu ihlâlin T.."ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda T... aşağıda belirtilen cezai şartları uygulayacaktır şeklinde hüküm içerdiği, buna göre davalı T.. ceza faturası düzenlenmeden önce uyarıda bulunmak zorunda bulunduğundan ve eldeki davaya konu ceza faturasından önce davacıya uyarı yapılarak süre tanımadığından ceza faturası düzenlenmesinin sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki Sistem Kullanım Anlaşması"na dayalı olarak 2013 Mart dönemi için düzenlenen sistem kullanım cezası faturasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
07.06.2012 tarihinde taraflar arasında revize edilmiş Sistem Kullanım Anlaşması davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulmuş ve davacı tarafça varlığı inkâr edilmemiş olup, bu anlaşmanın 9. maddesinde “Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlâl etmesi durumunda, T..., aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır. T.."ın uğradığı zararlar ayrıca tazmin edilir.” hükmüne yer verilmiş, ihlâller ve uygulanacak cezalar şema halinde düzenlenmiştir. Revize edilen sistem kullanım anlaşmasında, uyarı koşulu yer almamaktadır. Uyarı koşulu arayan Bağlantı Anlaşması ile bu koşulu aramayan 07.06.2012 tarihli anlaşmanın hangisinin ihlâl edildiğinin tespiti, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.
Bu durumda mahkemece, tarafların teknik nitelikteki itirazlarını karşılayan, taraflar arasındaki Bağlantı Anlaşması ve revize edilmiş 07.06.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması hükümlerini değerlendiren ve dava konusu ceza faturasında düzenlenen ihlâlin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse niteliği, hangi sözleşme hükümlerinin ihlâl edildiği, buna göre uyarı koşulunun gerekip gerekmediği hususların değerlendiren; ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin revize edilmeden önceki 10. maddesinde uyarı koşulu bulunduğu kabul edilerek eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.