23. Hukuk Dairesi 2014/5559 E. , 2015/7181 K.
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, müdahalenin men"i, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı K.. Ş.. vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yükleniciler arasında imzalanan 08.10.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaatın 30.04.2012 tarihine kadar iskân ruhsatı alınmış haliyle teslim edilmesi gerekirken, teslim süresi geçmesine rağmen inşaatın yarıda bırakılarak müvekkiline isabet eden dairelerin teslim edilmediğini ileri sürerek, anılan sözleşmenin geriye etkili olarak feshi ile davalıların taşınmaza müdahalelerinin önlenmesine, inşaata yapılan imalatın tazminat olarak müvekkili davacıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı K.. Ş.. vekili, sözleşme uyarınca kararlaştırılan inşaat süresinin makul bir süre olmadığını, kış şartları ve yapı denetim şirketinden kaynaklı gecikmelerde müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Y.. Ş.., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca inşaatın 30.04.2012 tarihinde bitirilip teslim edilmesi gerekirken, davalı yükleniciler tarafından % 47,43 seviyesinde yarım bırakılarak terk edilmek suretiyle kendi kusurlarıyla temerrüde düşüldüğü, bu nedenle davacı lehine geriye etkili fesih ve men"i müdahale şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki dava konusu 08.10.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davalı yüklenicilerin taşınmaza vaki müdahalelerinin men"ine, davacı arsa sahibi sözleşmeye aykırılık nedeniyle yapılan imalatların tazminat olarak alıkonulmasını istemiş ise de yargılama aşamasında bu talebini atiye bırakması nedeniyle bu talebiyle ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı K.. Ş.. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı K.. Ş.. vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 25.04.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliği üzerine davacı vekilince HUMK"nın 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz kaydı yapılan 09.05.2014 havale tarihli dilekçe ile katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulmuş olup, süresinde temyiz kaydı yapıldığı halde temyiz harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 tarih ve 1984/5 E., 1985/1 K. sayılı YİBK ilamı uyarınca harç ikmali için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmemiş, aynı Yasa’nın 432/4. maddesi uyarınca süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarih ve 1989/3 E., 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verebileceğinden, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı K.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı K.. Ş.. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı K.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı K.. Ş.."ten alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.