23. Hukuk Dairesi 2015/7557 E. , 2015/7176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortakları olan davalıların kredi sözleşmesi nedeniyle doğan borçlarını ödememeleri üzerine ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı dosyasında başlatılan takibin, davalıların haksız itirazları nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, 15.07.2003 tarihli dilekçeyle davayı tümden ıslah ederek, ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı dosyasında takibe konu yapılan borç senetleri nedeniyle ... yönünden 15.640,40 TL ile sınırlı olmak kaydıyla toplam 17.025,98 TL"nin yıllık %90 faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ..., davanın reddini savunmuş, davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 19.10.2005 tarih ve 2004/12319 E., 2005/9984 K. sayılı ilamıyla, davanın, ilk önce itirazın iptali biçiminde açılmış olup, itirazın alacaklı-davacı vekiline tebliğinden itibaren bir yıl geçmiş ise de, temyize konu hükmün tefhim edildiği 06.11.2003 tarihinden önce 15.07.2003 tarihinde havale ettirilen ıslah dilekçesi ile asıl alacak miktarının tahsilinin talep ve dava edildiği, HUMK"nın 84. maddesi hükmü uyarınca, yargılamanın bitimine (hükmün tefhimine) kadar ıslah mümkün olup, davacı taraf, esasen hak düşürücü süre geçtikten sonra itirazın iptali davasının süre nedeniyle reddine ilişkin nihai hüküm tesis edilmeden önce, yargılama fiilen devam ederken, tam ıslaha ilişkin yasal hakkını kullanmış olup, mahkemenin hukuki dayanağı bulunmayan aksi yöndeki yazılı gerekçelerinde isabet bulunmadığı, davacının hak düşürücü süreye tabi olmayan alacak davasını ek dava yolu ile açması olanağı bulunduğuna göre, bu olanağı kullanmayıp, usul ekonomisi ilkesine de esasen uygun düşen ıslah hakkını kullanan davacının bu isteminin mahkemece reddinin doğru olmadığı, bu itibarla, ıslah isteminin ilke olarak kabulü ile alacak isteminin esasına girilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi yönde hüküm tesisinin doğru olmadığı
belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama sırasında, davacı vekilince sunulan 27.03.2006 tarihli dilekçede, ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı dosyasından bahsedilerek, bu dosyada takip konusu yapılan 3.220,00 TL asıl alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istenmiştir. Mahkemece, Gölmarmara İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı dosyasına dayanak senetten kaynaklı alacağa ilişkin yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile asıl alacak miktarı 586,55 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı 2.633,45 TL olmak üzere toplam 3.220,00 TL’nin dava tarihi olan 14.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %144 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı (kefiller) ... ve ...’in sorumluluğunun asıl alacak miktarı 586,55 TL ve icra takip tarihinden dava tarihine kadar asıl alacak miktarı üzerinden işlemiş faiz miktarı 1.037,02 TL olmak üzere toplam 1.623,57 TL ile sınırlandırılmasına dair verilen karar, davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 11.10.2013 tarih ve 5131 E., 6305 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazlarının reddiyle, dosya kapsamından, davacı tarafından toplam 17.025,99 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı ... tarafından 832,24 TL asıl alacak, 553,34 TL işlemiş faiz kabul edilerek kalan kısım yönünden itiraz edildiği, davacı tarafından bu itirazın iptalinin talep edildiği ve daha sonra da ıslah ile alacak davasına dönüştürüldüğünün anlaşıldığı, buna rağmen mahkemece, itiraz edilmemekle kesinleşen miktar gözardı edilerek, davalı ..."ın sorumlu olduğu tutarın tamamı üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan, karar tarihinden sonra 6098 sayılı TBK"nın yürürlüğe girdiği gerekçesiyle, Türk Borçlar Kanunu"nun 88 ve 120. maddelerinin somut olay bakımından değerlendirilerek, işlemiş ve işleyecek gecikme faizi oranı ve işlemiş faiz miktarı bakımından gerektiğinde bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak bu kez ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı dosyasına dayanak borç senetleri ile ilgili yapılan yargılama neticesinde, anılan borç senetleri nedeniyle davalıların davacı kooperatife müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında borçları bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 489,42 TL asıl alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 97,13 TL asıl alacağın davalılar İzzet ve İbrahim"den müştereken ve müteselsilen alınarak, 1.037,02 TL işlemiş faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 1.596,43-TL işlemiş faizin davalı ..."ten alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa dava tarihi olan 08.05.2003 tarihinden itibaren % 90 oranında temerrüt faizi işletilmesine, (talep edilen yıllık % 90 faiz oranının yıllık temerrüt faiz oranının % 100 fazlasını aşması halinde BK"nın 120. maddesi uyarınca faiz oranının yıllık temerrüt faiz oranının % 100 fazlası olarak dikkate alınmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davacı vekilince ilk bozma kararı öncesi 15.07.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle, ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı icra dosyasındaki asıl alacak tutarına göre dava ıslah edilerek, bu icra dosyasındaki asıl alacak miktarı üzerinden alacağın tahsili istendiği halde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 19.10.2005 tarihli bozma ilamından sonra sunulan 27.03.2006 tarihli dilekçeyle ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı icra dosyasındaki asıl alacak tutarı üzerinden alacağın tahsili istenmiş, mahkemece, bu talep doğrultusunda 2002/63 E. sayılı icra dosyasındaki alacak tutarları gözetilerek kurulan hüküm davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Nitekim,
davacı taraf, aynı mahkemenin 2008/12 E. sayılı dosyasında 2002/63 E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali davasını 27.03.2006 tarihli dilekçe ile ıslah ederek, 2002/56 E. sayılı takip dosyasındaki alacağının tahsiline dönüştürmüştür. Mahkemece de, 2002/56 E. sayılı icra dosyasındaki borca ilişkin olarak, dava, alacak davası olarak sürdürülmüş ve buna göre hüküm kurulmuş, Dairemizin 10.11.2015 tarih ve 5105 E., 7175 K. sayılı ilamında da alacak davasının, 2002/56 E. sayılı takipteki borca dayalı olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda işbu davanın ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı icra dosyasındaki alacak tutarlarına yönelik olduğunun kabulü gerekir. Dairemizin 11.10.2013 tarihli bozma ilamında hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği hususu gözden kaçırılarak, 2002/56 E. sayılı icra dosyasındaki asıl alacak tutarının ve ... tarafından bu icra dosyasına ilişkin kabul edilen miktarların yazılmış olması maddi hataya dayalıdır.
Dosya kapsamından, davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı dosyasında 03.02.1999 tanzim tarihli borç senedine dayalı olarak 3.220,00 TL asıl alacak, 105,00 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.325,00 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine, davalı ... tarafından 380,38 TL asıl alacak, 105,00 TL işlemiş faiz kabul edilerek kalan kısım yönünden itiraz edildiği, davacı tarafından bu itirazın iptalinin talep edildiği ve daha sonra da ıslah ile alacak davasına dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davanın ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı icra dosyasındaki alacak tutarlarına dayalı olduğunun kabulü ile, bu dosyaya dayanak senet ve ..."ın bu dosyadaki kabul miktarları gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, usuli kazanılmış haklar dikkate alınmaksızın Dairemizin bozma ilamındaki maddi hataya dayalı açıklamalara yanlış anlam verilerek ve HMK"nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, davanın Gölmarmara İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı icra dosyasında takip konusu yapılan alacağa yönelik olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, borç senedine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafın davalı ... yönünden itiraz etmeksizin kesinleşen tutarlar ile ilgili ayrıca alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalı ..."ın ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı dosyasında itiraz etmemesi nedeniyle kesinleşen tutarlar yönünden alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek, kesinleşen tutarlar yönünden, işbu alacak davasının HMK"nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi, itiraz edilen asıl alacak, işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranı yönünden ise bilirkişi kurulundan, 6098 sayılı TBK"nın 88. ve 120. maddesindeki sınırlamalar gözetilerek, ek rapor alınması ve sonucuna göre işbu alacak davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı ve davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.