Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/5105
Karar No: 2015/7175
Karar Tarihi: 10.11.2015

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/5105 Esas 2015/7175 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2015/5105 E.  ,  2015/7175 K.
"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı K.. D.. vekili ile davalı İ.. K.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortakları olan davalıların kredi sözleşmesi nedeniyle doğan borçlarını ödememeleri üzerine ... ... İcra Müdürlüğü"nün 2002/63 E. sayılı dosyasında başlatılan takibin, davalıların haksız itirazları nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra 05.11.2003 tarihli dilekçesiyle davayı, alacak davası olarak ıslah etmiştir.
Davalı K.. D.. vekili ve davalı İ.. K.., davanın reddini savunmuş, davalı İ.. Y.. ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine ... ... ... Hukuk Dairesi"nin 04.10.2005 tarih ve 2004/11768 E., 2005/9192 K. sayılı ilamı ile, somut olayda, mahkemece tahkikatın bittiği tefhim edilmeden, davacı vekilince davanın tamamen ıslahı talebinde bulunulduğu ve yeni bir dava dilekçesi sunmak üzere üç günlük süre istendiği, davada, başlangıçta tensip aşamasından bu yana, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddi olanağı bulunduğu halde mahkemece bunun yapılmadığı, bu durumda mahkemece, bu davanın ıslah ile alacak davasına dönüştürülemeyeceği gerekçesiyle reddinin doğru olmadığı, nitekim, YHGK"nın 26.11.1997 gün ve 19-761/999 sayılı kararında da, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davasının, ıslah ile alacak davasına dönüştürülebileceğinin kabul edildiği, o halde mahkemece, davacı vekilinin talebi doğrultusunda, HUMK"nın 88. maddesi gereğince yeni bir dava dilekçesi sunulması için üç günlük süre beklenerek, sonucuna göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, anılan kanun hükümlerine aykırı olarak, yazılı gerekçelerle davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sırasında, davacı tarafça sunulan 27.03.2006 tarihli dilekçeyle, Gölmarmara İcra Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı dosyasındaki 17.025,98 TL alacağın takip dosyasına dayanak senetlerdeki faiz oranı üzerinden davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istenmiş, mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu olan senetlerden kaynaklı anapara borcunun 2.752,98 TL, dava tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 14.227,40 TL olmak üzere toplam 16.980,38 TL olduğu, kefiller İ.. Y.. ve İ.. K.."ın takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olmaları sebebiyle ana para ve takip tarihi ile dava tarihi arasındaki faiz miktarından sorumlu olacakları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile asıl alacak miktarı 2.752,98 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı 14.227,40 TL olmak üzere toplam 16.980,38 TL’nin dava tarihi olan 14.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %144 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı (kefiller) İ.. K.. ve İ.. Y..’in sorumluluğunun, asıl alacak miktarı 2.752,98 TL ve icra takip tarihinden dava tarihine kadar asıl alacak miktarı üzerinden işlemiş faiz miktarı 4.867,27 TL olmak üzere toplam 7.620,25 TL üzerinden sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı K.. D.. vekili ve davalı İ.. K.. temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı İ.. K.."ın asıl alacak tutarına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı K.. D.. vekilinin itiraza uğramayan asıl alacak ve işlemiş faiz tutarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Her ne kadar, dava dilekçesinde 2002/63 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali istenmiş ise de, 05.11.2003 tarihli ıslah talebine istinaden bozma ilamı uyarınca sunulan 27.03.2006 tarihli dilekçeyle 2002/56 E. sayılı takip dosyasındaki 17.025,98 TL alacağın faiziyle tahsili istemli alacak miktarına uygun olarak dava, tam ıslah edilerek, 17.025,98 TL alacağın faiziyle tahsili istemli alacak davasına dönüştürüldüğünden, işbu davanın 2002/56 E. sayılı takip dosyasındaki alacak tutarı ile ilgili alacak davası olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada ... .... . . Müdürlüğü"nün 2002/56 E. sayılı takip dosyasının bulunmadığı anlaşılmış ise de, Dairemiz temyiz incelemesinde bulunan .. .. ... .Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2014/47 E., 2015/291 K. sayılı dosyasının içerisinde bulunduğu anlaşılmış olup, incelenmesinden, 28.12.1998 tarih ve 629,65 TL bedelli, 09.02.1999 tarih ve 176,99 TL bedelli ve 02.07.1999 tarih ve 25,59 TL bedelli 3 adet borç senedine dayalı olarak 17.025,99 TL asıl alacak, 553,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.579,33 TL"nin tahsili için takip başlatıldığı, davalı borçlular İzzet ve İbrahim tarafından işlemiş faiz ile birlikte takip konusu alacağın tamamına, davalı borçlu K.. D.. tarafından ise, 832,24 TL asıl alacak, 553,34 TL işlemiş faiz kabul edilerek, bakiye kısmına itiraz edildiği görülmüştür.
Somut olayda, davacı tarafın davalı K.. D.."ın itiraz etmemesi nedeniyle kesinleşen tutarlar ile ilgili ayrıca alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalı K.. D.."ın 2002/56 Esas sayılı icra takibinde kabul ettiği tutarlar yönünden, işbu davanın, HMK"nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, davalının icra takibine konu tutarın tamamı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Davalı K.. D.. vekili ile davalı İ.. K.."ın itiraza uğrayan işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranına, davalı K.. D.. vekilinin itiraza uğrayan asıl alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bozma üzerine karar verildikten sonra temyiz aşamasında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup, Türk Borçlar Kanunu"nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 sayılı Kanunu"nun 7. maddesinde aynen, “Türk Borçlar Kanunu"nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalarda da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 88. maddesinin “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.” hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur.” düzenlemesine yer verilmiştir... .. .. .15.04.2015 tarih ve 23-1758 E., 2015/1190 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bu düzenleme ile kanun koyucu sözleşme ile kararlaştırılsa dahi aşırı oranlarla belirlenen faizin önüne geçmek istemiş ve bunu kamu yararı gerekçesiyle sınırlamak yoluna gitmiştir. Bu düzenleme ile kanun koyucu açıkça aşırı faizin önüne geçmek yönündeki iradesini, derdest davalara da yansıtmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra geçmişe etkili yeni bir kanunun yürürlüğe girmesi halinde, bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak, hukuki değer taşımayacaktır. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK ile YHGK"nın 07.03.2012 tarih ve 2011/19 - 799 E., 2012/128 K. sayılı ilamı bu yöndedir.)
Bu durumda, mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren anılan yasal düzenleme bu açıklamalar çerçevesinde somut olay bakımından değerlendirilerek, itiraza uğrayan asıl alacak, işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranı bakımından gerektiğinde bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınmak ve sonucuna göre işbu alacak davası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı İ.. K.."ın asıl alacak tutarına yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı K.. D.. vekilinin itiraza uğramayan asıl alacak ve işlemiş faiz tutarına yönelik temyiz itirazlarının, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı K.. D.. vekili ve davalı İ.. K.."ın itiraza uğrayan asıl alacak, işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar K.. D.. ve İ.. K.. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, davalı K.. D.. ile ilgili kısım yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık, davalı İ.. K.. yönünden ise karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi