19. Hukuk Dairesi 2014/20535 E. , 2015/2868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen alacak-itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı.... İnşaat Ltd. Şti. vekili, taraflar arasında bir adet kamyonun 100.000,00 TL bedelle satışı konusunda bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin araç bedelini peşin olarak ödediğini ve aracı teslim aldığını, ancak aracın üzerinde haciz bulunması nedeniyle aracın devir ve tescil işlemlerinin yapılamadığını, daha sonra davalının aracı noter satış sözleşmesi ile dava dışı bir şahsa sattığını, müvekkilinin araç bedeli olarak ödediği 100.000,00 TL"yi de geri alamadığını belirterek sözleşmenin feshi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... Ltd. Şti. vekili, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme imzalanmadığını, davacının müvekkiline 100.000,00 TL ödeme yapmasının söz konusu olmadığını,davacının müvekkilinin araçlarını çalıştırıp karşılığında ödeme yapmakta olduğunu, davacının sözünü ettiği aracın da bu araçlardan biri olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıdan 47.781,10 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı .... Ltd. Şti. vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan 47.781,10 TL cari hesap alacağının olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı .... İnşaat Ltd. Şti. vekili, taraflar arasında 2006 yılından bu yana nakliye hizmeti ile ilgili cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin almış olduğu hizmet dolayısıyla gerekli ödemeleri davacıya yaptığını, ancak müvekkilinin bir kısım ödemeleri elden yaptığını ve bu ödemelerin davacı tarafça kötüniyetli olarak hesaba işlenmediğini, davacının alacaklı olduğu kabul edilse bile müvekkilinin davacıdan olan 100.000,00 TL alacağından bu alacağın takas-mahsubunun yapılmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; öncelikle satış sözleşmesi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünde grafolojik inceleme yaptırıldığı, alınan ilk grafolojik raporda sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisi eli ürün olduğu belirtilmişse de itiraz nedeniyle alınan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Heyet Raporunda sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Grafoloji Fizik İhtisas Dairesi - Adli Belge İnceleme şubesince verilen raporun dairenin ihtisas dairesi olması nedeniyle mahkemece de yerinde görüldüğü, kaldı ki taraflar arasında var olduğu iddia olunan satışa veya ödemeye ilişkin kayıtların taraf defterlerinde mevcut olmadığı, dolayısıyla asıl davanın sübuta ermediği, birleşen davaya konu alacakla ilgili olarak yapılan incelemede ise tarafların lehe delil vasfını haiz olmayan ticari defter kayıtlarına göre mevcut ticari ilişki nedeniyle birleşen dava davacısı ... Ltd. Şti."nin 47.781,10 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla birleşen dava davalısının icra takibine itirazının haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 12/09/2011 tarihli raporda sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu bildirilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi"nce düzenlenen 20/11/2013 tarihli raporda ise, söz konusu imzanın davalı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının açıklandığı görülmüştür. Böylece her iki bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuştur. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi"nin imza incelemesinde son mercii olarak kabulü mümkün bulunmadığından bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemez.
Bu durumda, mahkemece yeniden oluşturulacak grafoloji alanında uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak iki rapor arasındaki çelişki giderildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.