23. Hukuk Dairesi 2014/7382 E. , 2015/7106 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
KARAR
1-..."nın 30.12.2013 tarih 9919 sayılı, Yargıtay 1. Başkanlığı"nın 14.01.2014 gün, 80803665/2013/51/674 sayılı yazıları ile temyiz incelemesi için dosyaların fiziki olarak gönderilmeyeceği, dosyadaki tüm belgelerin yerel mahkemece taranarak sisteme aktarılacağı ve bu şekilde dosyanın elektronik ortamda Yargıtay"a gönderileceği, temyiz incelemesinin de elektronik ortamda yapılması gerektiği bildirilmiştir.
Elektronik ortamda Dairemize gönderilen temyize konu edilen yukarıda esas nosu yazılı dava dosyasının UYAP ortamında yapılan temyiz incelemesinde; dosya getirtilen icra dosyalarının bir kısmının taranmamış olduğu, bir kısım evrakın okunaksız olduğu anlaşılmıştır.
Sağlıklı bir temyiz incelemesi yapılabilmesi dosyada bulunan tüm belgelerin mahkemece UYAP"ta taranması ve okunaklı olarak UYAP ekranına aktarılması suretiyle mümkündür. Temyize konu dosyada bulunan bir kısım evrakın elektronik ortamda bulunmaması ve türüne uygun, okunaklı şekilde taranmaması halinde temyiz incelemesinin yapılması olanaklı değildir.
Mahkemece, dava dosyasının dizi pusulusuna bağlanmış düzenli aslının gönderilmesi;
2-.... İcra Müdürlüğü"nün 2012/22955 E., ...İcra Müdürlüğü"nün 2012/26469 E. sayılı icra dosyaları ile sıra cetvelinin düzenlendiği anlaşılan İ.... İcra Müdürlüğü"nün 2010/26822 E. sayılı dosyasının, şikayete konu sıra cetvelini ve sıra cetvelinin tebliğine ilişkin belgeleri de içerek şekilde, asıllarının ya da okunaklı, düzenli, dizi listesine bağlanmış ve onaylanmış birer suretlerinin eklenerek birlikte gönderilmesi,
3-Basit yargılama usulünde tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK"nın 312/2. maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hükme ilişkin tüm hususları gerekçesi ile birlikte tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada aynı hükme dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
YHGK"nın 03.12.2014 tarih ve 2013/22-1441 E., 2014/1000 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321. maddesinin 2. fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile
birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur. (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir). Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. İİK"nın 363. maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur. Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veya gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanması mümkün olduğundan, gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.
Somut olayda, şikayetin kabulüne şeklinde verilen kısa karar, şikayetçi ile şikayet olunan ... vekillerinin yüzlerine karşı 24.06.2014 tarihinde tefhim edilmiş ve gerekçeli karar daha sonra yazılmış ise de, gerekçeli kararın anılan taraf vekillerine tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamıştır. Tefhim edilen kısa kararda hükmün yasal unsurlarına yer verilmiş ise de, gerekçe tefhim edilmemiştir. İİK"nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması hükmün HMK"nın 321/2. maddesi uyarınca yazılıp, gerekçesi ile birlikte tefhimine bağlıdır. Gerekçeli kararın, şikayetçi ile şikayet olunan ... vekillerine tebliğine ilişkin tebligat parçasına UYAP ortamında yapılan incelemede rastlanmadığından mahkemece, gerekçeli karar adı geçenlere tebliğ edilmiş ise, tebliğ parçasının dosya içerisine konulması, temin edilemezse tebliğ tarihinin saptanması için mahkeme kayıtları ve posta idaresi kayıtları üzerinde gerekli incelemenin yapılarak tebliğ tarihinin bildirilmesi, şayet henüz tebliğ yapılmamış ise, tebliği yapılarak, temyiz süresinin beklenmesi,
4-Şikayet olunan .... vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin şikayetçi vekiline tebliğine ilişkin tebligat parçasına UYAP ortamında yapılan incelemede rastlanmadığından, şikayetçi vekiline temyiz dilekçesi tebliğ edilmiş ise tebliğ belgesinin dosyaya konulması ya da kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tebliğ tarihinin saptanması tebliğ edilmemiş ise temyiz dilekçesi tebliğ edilerek cevap süresinin beklenmesi,
İçin dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, elektronik ortamda gönderilen dava dosyasının yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.