23. Hukuk Dairesi 2015/3818 E. , 2015/7104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin, iflasın açıldığı tarihe kadar müflis kooperatifin avukatlığını yaptığını, kendisine tevdi edilmiş tüm hukuk ve ceza davalarını takip ettiğini, hukuki konularda danışmanlık hizmet verdiğini, ancak hak ettiği ücretin bir kısmının ödenmediğini, bakiye alacağının iflas masasına kaydı için yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin bakiye alacağının belirlenerek, iflas masasına kaydını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kayıt başvurusu sırasında sunduğu belgelerden müflis şirketten bir alacağı bulunup bulunmadığı hususunda kesin kanıya varılamadığını, alacağını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı ile müflis kooperatif arasında 10.05.2011 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca davalı müflis kooperatifin taraf olduğu davaların davacı tarafından takip edildiği, ayrıca hukuki danışmanlık hizmeti verildiği, davacı yararına tahakkuk eden vekalet ücreti ve danışmanlık ücretinin toplam 56.978,25 TL olarak hesap edildiği, bunun 6.800,00 TL"sinin ödenmiş olduğu, ödenmeyen bakiye 50.178,25 TL tutarında alacak kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 50.178,25 TL"nin İİK"nın 232. ve 206. maddeleri uyarınca iflas sıra cetvelinin 3. sırasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekilinin, müvekkilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/355 E. (... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/494 E.) sayılı davasında hak ettiğini ileri sürdüğü vekalet ücreti alacağı hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan dosyadaki vekalet ücreti alacağı yönünden; "İşbu dava ile ilgili ibraz edilen ön inceleme tutanağında, yargılamada belli bir aşamaya gelindiğine ilişkin bir bilginin yer almadığı için davanın seyrine ve sonucuna ilişkin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağı açıktır. Dolayısıyla vekalet ücretinin
doğup doğamayacağı bilinemediğinden bu aşamada bir hesap yapılmamıştır." görüşü belirtilerek, asgari ücreti tarifesine göre 2.700,00 TL vekalet ücreti hesaplanmıştır. Davacı vekilince, 13.12.2014 tarihli duruşmada "...bitmeyen davalar açısından dosyalar bitmediği için sadece asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılmıştır, bu doğru değildir..." şeklinde rapora itiraz niteliğinde beyanda bulunulmuştur. Taraflar arasIndaki avukatlık ücret sözleşmesinde, davaların kabul veye reddedilmesi halinde belirlenecek vekalet ücretine ilişkin düzenleme yapılmış olup, derdest davalar yönünden herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Avukatlık Kanunu"nun 164/4. maddesi "(Değişik cümle: 13/01/2004 - 5043/5. md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. " hükmünü içermekte olup, bu hüküm ücret kararlaştırılmayan hallerde davanın kazanılması durumunda vekilin hak edeceği ücreti belirlemekte, derdest davalara ya da iflas nedeniyle sona eren, ancak iflas tarihine kadar devam eden vekalet kapsamında hak edilen vekalet ücretine yönelik bir düzenleme içermemektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede derdest davalar ya da iflas ile sona eren vekalet yönünden avukatlık ücreti kararlaştırılmamış olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/355 E. sayılı davası yönünden anılan yasa hükmünden hesaplamada bir fikir vermesi bakımından yararlanılması ve kıyasen uygulanması gerektiği gözetilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, raporu hükme esas alınan bilirkişinin somut uyuşmazlık bakımından uzmanlığı bulunmadığı da gözetilerek, avukat bir bilirkişiden, .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/355 E. sayılı dosyasında derdest olan davada, davacının müflis kooperatife iflasa kadar devam eden vekaleti nedeniyle sağladığı hukuki yardımın kapsamı ve yoğunluğunun Avukatlık Kanunu"nun 164/4. maddesi hükmünden de yararlanılarak belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dayanağı ve ne şekilde belirlendiği anlaşılmayan tutarın hükme esas alınması suretiyle, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.