Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/7574
Karar No: 2018/215
Karar Tarihi: 10.01.2018

Taksirle yaralama - görevi kötüye kullanma - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/7574 Esas 2018/215 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2017/7574 E.  ,  2018/215 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama, görevi kötüye kullanma
    Hüküm : Taksirle yaralama suçundan sanıklar ... ,... ve ... haklarında; beraat
    Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ... ve ... haklarında; beraat

    Taksirle yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ..."ın beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ... ve ..."in beraatine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı, katılanlar ve sanık ... müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Katılanlar ..., ...ve ..."ın somut olayda nitelikli şekilde yaralandıkları, katılanlar ... ve ..."ın kendi adlarına kararı temyiz etmelerinde ve küçük kızı adına velayeten kararı temyiz eden katılan ..."ın temyiz yetkisinde bir isabetsizlik bulunmadığından, teblignamede temyizin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir.
    1-Sanık ..."ın beraatine ilişkin, sanık müdafinin temyiz itirazlarının vekalet ücretine yönelik sınırlı olarak, katılanların ise sanığın kusuru durumuna yönelik yapmış oldukları temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair, katılanların, sanığın olayda kusurlu olduğuna, beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1500-tl vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün A)1 paragrafından sonra gelmek üzere, hükme "" Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1500-tl vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine"" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    2- Sanıklar ..., ..., ... ve ..."ın beraatlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
    Olay tarihinde, gündüz vakti, katılan ..."ın sürücüsü olduğu, katılanlar ... ve ..."ın içinde yolcu olarak bulunduğu otomobil ile meskun mahal dışında, gündüz vakti, iki yönlü, hafif virajlı, stabilize yol yüzeyinin mucurlu olduğu bölümde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen kamyonun sol yan kısmına karşı şerit içinde çarpması sonucu, katılanların nitelikli şekilde yaralanarak şikayetçi oldukları, kolluk kuvvetleri ve Cumhuriyet savcısının olay tarihinde olay yerinde yaptıkları inceleme sonucu tutulan "" Olay yeri Tespit Tutanağında"" yolda yapılan inceleme sonucunda, ... istikametinden yola daha önceki günlerde mucur dökülmüş ve pekişmiş vaziyette olduğu ancak yolun en sağ banket kısmındaki mucurların pekişmemiş olduğu, yolun ...istikametine doğru sol şeritteki mucurların ise yeni dökülmüş, pekişmemiş ve gevşek şekilde bulunduğu ile kaza mahallinin olduğu bölgede çalışma yapıldığı ve mucurlama yapıldığına dair herhangi bir işaretin bulunmadığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağı incelendiğinde, çarpma noktasından sonra, sola viraj ve öndeki aracı geçmenin yasak olduğunu gösterir levhaların bulunduğunun belirtildiği, anılan levhalar dışında yoldaki başkaca işaret levhasından bahsedilmediği, olaydan bir gün sonra yerinde yapılan inceleme neticesinde 23.07.2008 tarihinde trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, kazanın meydana geldiği yerin stabilize gevşek malzeme mucur kaplı olduğu, yol çizgisinin bulunmadığı, kazaya mahal verecek şekilde yol sathında gevşek malzeme olduğunu gösterir herhangi bir işaretlemenin olmadığı ile olayda katılan ..."in ve kamyon sürücüsü tanık ..."ın kusurlu oldukları aynı zamanda kazanın meydana geldiği karayolunda işaretleme eksikliği olması nedeniyle yolun bakım ve onarımından sorumlu olan Karayolları Genel Müdürlüğü"nün kusurlu olduğunun belirtildiği, yine olaydan bir gün sonra kaza yerinde yapılan inceleme sonucu 28.07.2008 tarihinde inşaat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, yol genişliğinin 9 metre olduğunun, ancak 9 metrelik yolun her iki tarafında 2"şer metrelik kısımlarında araç sirkülasyonundan kaynaklanan malzeme birikiminin mevcut olduğu, trafik akışının birikiminin olduğu bu kısımlardan yapılamadığı dolayısıyla faal olarak kullanılan yol genişliğinin 5 metre olduğu, yolun bakım ve yapım işini İdare"den ihale yolu ile alan ... Madencilik Taahhüt Asfalt İnşaat Makina Sanayi Ticaret Limited Şirket görevlileri tarafından biriken fazla malzemenin kaplama yapıldıktan sonra birkaç gün içinde temizlenmesi gerektiğinin şartname ve eklerinde yer almasına rağmen bu kurala uyulmadığının kaza mahallinden alınan mucur numunelerinin, ihaleye ait, idari şartname, sözleşme ve eklerine uygun aralıkta olduğu, 28.07.2008 tarihinde tekrar kaza mahalline gidildiği, işin başlangıç noktası ve Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü sınırı olan (... İl Sınırı) yerden ... istikametine doğru uyarı levhasının ve gevşek zemin levhalarının bulunduğu ancak her 1- 1,5 kilometrede de sürücüleri uyarıcı levhaların yeteri kadar tekrarlanmadığının görüldüğünün, sathi kaplama işinin Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün ihaleye çıkarttığı standartlarda olduğu ancak sözleşmenin 35.maddesi ve idari şartnamenin 61/5 maddesine göre trafik güvenliği ile ilgili gerekli tedbirlerin yüklenici firma tarafından yeterince alınmadığının belirtildiği, 28.02.2011 havale tarihli iki hukukçu, bir iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda da, trafik işaretlemesi yapılmadan hiçbir çalışmanın yapılamayacağının ve yapılmasına da izin verilmeyeceği kuralına göre bu hususta gerekli denetim ve gözetimi yapmayan sanıklar ... ve ..."ın olayın oluşumunda görevlerini ihmal etmek suretiyle sorumluluklarının olduğunun, anılan şirket sahibi ve yetkilisi olan sanık ... ve şirket çalışanı ..."ın konulması gereken levhaları koymamaları nedeniyle olayda kusurlu olduklarının bildirildiği, 23.05.2011 ve 13.09.2011 tarihli Trafik İhtisas Dairesi raporlarında, sanıklar ... ve ..."ın tali kusurlu oldukları, katılan ..."in asli, sanıklar ... ve ..."ın kusursuz olduğunun belirtildiği olayda,
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların, sanıklar hakkındaki, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve ... hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- 22.02.2007 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü Yapım Bakım Onarım İşaretleme İç Genelgesi"nin 3 maddesinde, trafik işaretlemesi yapılmadan hiçbir çalışmanın yapılamayacağının, yapılmasına izin verilmeyeceğinin, böyle bir çalışma yapıldığının tespiti halinde ilgililer hakkında işlem yapılacağının, işaretleme yapılmaksızın çalışılan sahada meydana gelen kazalarda tüm sorumluluğun, emanet işlerde Bölge müdürü, ilgili Bölge müdür yardımcısı, çalışmayı yapan birimin başmühendisi, şantiye şefi kontrol mühendisi ve şube şefinde, ihaleli işlerde ise yüklenici firmada olacağının, sözleşme eki idari şartnamesinin 61/5 maddesinde, hizmetin yerine getirilmesi esnasında gerekli her türlü trafik önlemi yüklenici tarafından yerine getirileceği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna uygun hareket edileceğinin ve yapı işlerine ait tip sözleşmenin 35 maddesinde de, taahhüdün yerine getirilmesi süresince vuku bulunacak kazalardan ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan, can ve mal kaybından ve 3. şahıslara karşı yapılacak her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan doğruya sorumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, kaza mahallindeki yol yapım – bakım çalışmasını üstlenen...Madencilik Taahhüt Asfalt İnşaat Makine Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirket yetkilisi sanık ..."ın, olay mahallinde şantiye şefi olarak görevlendirdiği sanık ..."ın vasıfsız işçi olduğu, anılan önlemleri almakla sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, anılan şirkette kamyon şöförü olarak çalışan tanık ..."nun olay yeri inceleme esnasında ve kollukta verdiği beyanlarında, aynı yolu kendisinin de kullandığını, araç sürücüsünün kaza yapmasında olay yerine aynı gün dökülen sıkıştırılmayan mucurların neden olduğunu ve mucur döküldüğüne dair yolun herhangi bir yerinde uyarı tabelasının ve işaretinin bulunmadığını beyan etmesi ile olay tarihinde ve olay tarihinden bir gün sonra yapılan incelemeler sonucu tanzim edilen olay yeri inceleme tutanaklarında da tespit edildiği şekliyle kaza mahallinde yolun mucurlu olduğuna dair sürücüleri bilgilendirici uyarıcı işaretleri koymayarak olayın oluşumunda kusurlu olan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
    2- Yapım İşleri Genel Şartnamesi "nin 15. maddesinde, sözleşmeye bağlanan her türlü yapım işlerinin, idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlisinin denetimi altında, yüklenici tarafından yönetileceğinin ve gerçekleştirileceğinin, herhangi bir işin yapı denetim görevlisinin denetimi altında yapılmış olmasının, yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, önemli görülen durumlarda, idare ve yapı denetim görevlisinin isteklerini yükleniciye yazı ile bildireceğinin belirtildiği görülmekle, sanık ..."in aşamalardaki beyanlarında, kazanın meydana geldiği bölgede Karayolları 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı yapı denetim elemanı olarak görev yaptığını, işin başlamasından bitimine kadar işin şartnamesine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamakla görevli olduğunu, sözleşme ve şartnamede belirtilen bütün görevlerini yerine getirdiğini, gerekli tüm önlemleri almaya ve aldırmaya özen gösterdiğini, yol çalışmasında gerekli önlemelerin alındığına, ara işaretlemelerde eksiklik olabileceğine, yol yapım çalışması sırasında, şirket tarafından uyarıcı işaretler konulmakta olduğunu, kendisinin sadece denetim görevi olmasına rağmen bizzat gelerek kontrollerini yaptığını, devrilen levhaları kendisinin düzelttiğini ancak ara işaretlemelerde eksiklik gördüğü zaman gerekli işlemlerin yapılması için şirketin formeni sanık ..."a sözlü olarak gerekli işlemlerin yapılmasını söylediğini beyan ettiği, sanık ..."in olaydan 5 gün sonra ... hattında fazlaca serbest mucur olduğunu, süpürge çalıştırılmamasından ve distribütörün arızalı olmasından dolayı sorunların olduğu ile işaretlemelerin yetersiz olduğuna ilişkin 25.07.2008 tarihinde tutanak tuttuğu, 28.07.2008 tarihinde de anılan eksiklikleri gerekçe göstererek, şirketin istenilen kaliteyi sağlayamadığını belirterek çalışmaların durdurduğuna ilişkin sanık ... tarafında imzalı belgenin dosyada mevcut olduğu,
    Sanık ..."ın beyanlarında, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı yapı denetim elemanı olarak şirketin yapım işindeki faaliyetlerini denetlediğini, mevzuat ve sözleşmeye uygun olup olmadığı konusunda kontrollerini yaptığını, işaretlemeleri yapmakla yükümlü olanın şirket olduğunu beyan etmesi karşısında,Yapım İşleri Genel Şartnamesi 4. maddesinde yapı denetim görevlisi tanımının "" İdare tarafından, işlerin denetimi için görevlendirilecek bir memur veya heyeti ve/ veya idare dışından bu işleri yapmak üzere görevlendirilen gerçek veya tüzel kişi veya kişiler"" olarak yapıldığı, sanıklar ... ve ..."ın anılan yol yapımında yapı denetim görevlisi olarak görev aldıkları, sözleşme ve şartnamede belirtilen anılan şirketin alması gerekli işaretlemeye ilişkin önlemeleri almaması husunda görevlerinin gereklerini yerine getirmekte ihmal göstermek suretiyle, atılı suçu işledikleri dosya kapsamından anlaşılan sanıklar hakkında, TCK"nın 257/2 maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
    3-Sanık ..."a ait 08/01/2018 günü ulusal yargı ağı sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanığın hükümden sonra 08/07/2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla,sanık hakkında açılan davanın TCK"nın 64. maddesi gereğince düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılanların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi