3. Hukuk Dairesi 2013/16809 E. , 2014/1693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : OLTU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2012/326-2013/589
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; davalının, Malmüdürlüğünde Muhasebe memuru olarak çalışmakta iken valiliğin 26.11.2009 tarihli oluru ile 4.dereceli "Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni Kadrosuna atandığını, yapılan denetimde davalıya yersiz ve fazla olarak özel hizmet tazminatı, ek tazminat ve yan ödeme zammı ödendiğinin tespit edildiğini, buna göre belirlenen ve ödenmeyen 12.159.95 TL hazine zararının ödeme tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, 657 sayılı Yasa ve Devlet Memurları Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinde de belirtildiği üzere, yapılan ödemelerin yasal dayanağının mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 22.10.2012 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalıya hukuka aykırı yapılmış bir ödeme bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde, 657 sayılı DMK.nun 86.maddesi, 5018 sayılı Kanun ve diğer yasal düzenlemelerdeki ilgili hükümler karşısında yapılan ödemenin hatalı olduğu, ancak bu hatanın belirtilen mevzuat hükümlerinin davalı tarafından hatalı yorumlanması neticesinde gerçekleşmiş olduğu, iaderenin bu hatanın farkına ancak 04.10.2010 tarihli inceleme raporu ile vardığı ve Danıştay İBK.nun 1973 sayılı kararı kapsamında hatalı yapılan yersiz ve fazla ödemenin 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan geri alma talebinin mevzuata ve hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, vekalet edilen görev nedeniyle davalının asli görevlinin sahip olduğu niteliklere sahip olmadığı yönündeki iddiaları, bu hususun atama yapanlarca dikkate alınması gerektiğinden yerinde olmadığı, vekaleten atanan görevlinin, vekalet edilen görevin asli unsurlarına sahip olmasa bile vekalet edilen göreve tanınan mali ve nakti haklardan, sorumluluğu yüklenmiş olması sebebiyle yararlanacağı yönündeki Sayıştay 5.Dairesinin 11.04.2002 tarih ve 10217 sayılı Kararı gereğince, davalının vekalet ettiği göreve ait ek ödemeler arasındaki farkın davalıya ödenmesi mevzuata aykırılık bulunmadığı" belirtilmiştir.
Dava konusu, davalıya yapılan haksız ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacıya iadesi istemine ilişkin olup, burada haksız ödemenin Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde iadesi sözkonusu olduğundan, bilirkişi raporunda belirtilen 60 günlük dava açma süresinin somut olayda uygulanması sözkonusu değildir.
HMK. 266.maddesine göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması, taraflarca ileri sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna davacı tarafın itirazı üzerine hükme esas alınan 22.10.2012 tarihli rapor alınmış ise de; davacı vekili bu rapora 06.02.2013 tarihli dilekçesi ile gerekçelerini de göstermek suretiyle ve bir önceki itirazında belirttiği hususların değerlendirilmediğini belirterek yeniden itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının rapor itirazlarının ilgili kanun ve diğer mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi ve buna göre yersiz ödeme var ise saptanmak üzere yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.02.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.