
Esas No: 2015/173
Karar No: 2016/461
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/173 Esas 2016/461 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan sanık ..."nın 5237 sayılı TCK"nun 297/1-2. cümle, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye ilişkin, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.07.2010 gün ve 29-732 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 30.10.2014 gün ve 15156-10766 sayı ile onanmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Daire Üyesi C. Özer; "Cezaevine sokmak istedikleri uyuşturucuyu cezaevi girişinde attıkları noktadan almak isterken yakalanan ve tehditle uyuşturucuyu attıkları yerden almaları için sanık ... tarafından gönderildiklerine dair savunmada bulunarak suçu tamamen sanık ..."e yüklemeye çalışan ve tanıklar ..., Uğur Bakır, Murat Arkan, Kenan Gümüş"ün beyanlarıyla yalan söyledikleri anlaşılan sanıklar ... ve ..."ün atfı cürüm teşkil eden savunmaları dışında, suçu işlediğine dair hiçbir delil bulunmayan, uyuşturucu kullandığına dair bir beyan, kabul ya da tanık anlatımı olmayan, uyuşturucudan sabıkası da bulunmayan, kendisine isnat edilen suçu her aşamada istikrarlı olarak inkar eden sanık ..."nın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiği“ görüşüyle karşıoy kullanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.12.2014 gün ve 299354 sayı ile;
"Sanıklar ..., ..., ..., ..."in Nazilli E Tipi Yarı Açık Cezaevinde hükümlü oldukları, sanıklardan ... ve ..."ün, Nazilli Adliyesinde çalıştığı, cezaevi komutanlığına isimsiz bir ihbar gittiği ve önlem alındığı, sanık ..."in olay günü dışarıdan gelen ziyaretçilerden temin ettiği uyuşturucu madde kapsamında bulunan hint kenevirini izola banda sararak cezaevine soktuğu, hint kenevirini cezaevi bahçesinin içerisinde yer alan spor sahasının kenarına bıraktığı, jandarmanın aldığı önlem sonucu paketi ele geçirdiği, failleri yakalamak için paket yerine benzer bir paket konulduğu, sanıkların bundan habersiz olduğu, sanıkların ikinci aramadan geçerek ana bölüme gittiği, daha sonra sanık ..."ın sanık ..."nın yanına gittiği, durumu anlattığı, sanık ... ile birlikte diğer sanıkların yanına gittiği, diğer sanıklar ... ve ... ile görüşüp anlaştıkları, sanık ... ve ..."ın bırakılan hint keneviri paketini almaya gittiği, jandarmanın bölgeye kameraları odakladığı, sanıkların net bir şekilde görüldüğü, sanıkların paketi aldığı ve 30 metre gittikten sonra jandarmanın sanıkları durdurduğu, sanıkların paketi atarak kaçtığı, sanıkların daha sonra yakalandığı, sanıkların olayı olduğu gibi anlattığı, yakalanan bölgenin cezaevinin içerisindeki spor sahası olduğu, tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde cezaevine uyuşturucu madde olan hint keneviri soktukları, tüm sanıkların atılı suçu işledikleri yerel mahkemece kabul edilmiştir.
Sanık ... her ne kadar atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de; sanığın kaçamaklı beyanı, cezaevi Jandarma Bölük Komutanı ..."ın beyanı, diğer sanıklar ... ve ..."ın aleyhe beyanları, ekspertiz raporu dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğini ilişkin yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar ... ve ... her ne kadar atılı suçu işlemediklerini beyan etmiş iseler de; sanıkların kaçamaklı beyanı, hint keneviri paketini almaya birlikte gittikleri sırada jandarma görevlilerince yakalanmaları ve buna ilişkin kamera kayıtları, ele geçen malzemeye ilişkin ekspertiz raporu ve tanıklar ..., ..., ... Uğur Bakır"ın anlatımlarıyla sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ve sanıkların eylemlerinin sübuta erdiği,
Sanık ..."nın cezaevine uyuşturucu sokmak suçundan dolayı TCK"nun 37. maddesi kapsamında, diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek cezaevine uyuşturucu madde sokmak suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi, sanığın savunması ve dosyada bulunan mevcut deliller gözönüne alındığından hukuka aykırı nitelikte olduğu,
Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanıklar ... ve ..."ün, atılı suçu ..."nın isteğiyle ve baskısıyla işlediklerini beyan ettikleri,
Suça konu uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından yürüyüş yoluna atıldığını ve buradan alınmasını sanık ..."in istediğini belirttikleri,
Sanık ..."in yargılama aşamasındaki ifadesinde, "Sabah 07.00 - 08.00 gibi .... geldi beni kaldırdı, "... abi seni çağırıyor" dedi. Sanık ..."in yanına gittim. Sanık ... bana "git ..."i çağır" dedi. Ben de gidip ..."i çağırdım, sanık ... ile birlikte ..."in yanına gittik. ... ve .... oturuyordu. ..., ..."e "yolun sonunda bir paket var git al" dedi. Sanık ... de "beni bulaştırmayın az günüm kaldı uyuşturucu falan olur" dedi. Sanık ... de bana ve ..."e "siktir olun gidin alın gelin yoksa kafasını kırarım" dedi. Bunun üzerine ben ile ... gittik oraya baktık. ... almak istemedi, geri döndük, bu sefer sanık ... "lan nasıl almazsınız, gidin alın yoksa ikinizi cezaevinde vuracağım" dedi. Gittik, paketi ... aldı, askerleri görünce bıraktı" dediği ve sonrasında görevlilerce yakalandığı,
Sanık ... yargılama aşamasındaki beyanında, "... geldi sabah 07.15 gibi beni kaldırdı, "... abi seni çağrıyor" dedi, yanına gittim o da "toprak yolun bitiminde bir paket göreceksin git al" dedi. Ben de ... ile birlikte gittim, önce aramış gibi yaptık geri döndük, bana ... kızdı, bunun üzerine tekrar ben .... ile gittim paketi bulup aldım. Jandarma alır almaz beni yakaladı. Paketi almam için beni ... göndermişti. Ayrıca ... beni gönderirken yanında ... vardı ama o herhangi bir beyanda bulunmadı. Paketi ben aldım, .... de yanımda idi." şeklinde ifade verdiği,
Her iki sanık ifadeleri göz önüne alındığında, sanık ... ile ..."in aynı koğuşta bulunduğunu ve sanık ..."in paketi alma konusundaki ısrarlı tutumunu sanık ..."ın gördüğünü beyan ettiği, ancak buna karşılık diğer sanık ..."in alınan ifadesinde, sanık ..."in sanıklar ... ve ...."e "gidin emaneti alın" şeklinde sözler söylemediğini beyan ederek sanık ..."in sanıklara baskı yaptığı konusu kabul etmediği, sanıklar ... ve ...."in diğer sanık ..."e yönelik aleyhe beyanlarının sanık ... tarafından doğrulanmadığı,
Bunun dışında, ..., ..., Uğur Bakır, Ali Beştepe ve ..."ın anlatımları ve İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının verdiği 24.11.2008 tarihli ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamından, sanık ... ve ...."in beyanlarının atfı cürüm niteliğinde bulunduğu,
Sanık ..."nın üzerine atılı bulunan cezaevine yasak eşya sokmak suçunu işlediği konusunda sanık ... ve ..."ın aleyhe beyanları dışında başkaca herhangi bir delil bulunmadığı gözönüne alınarak, sanık ... hakkında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurularak sanık ... yönünden Özel Daire onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.
5271 sayılı CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 23.01.2015 gün ve 1-241 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...’ya atılı infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
30.10.2008 tarihinde Nazilli Adliyesinde görevlendirilen infaz koruma memurunun, Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve adliyenin çay ocağında çalışan inceleme dışı sanık ..."in, adliyede bir yakını ile görüştüğü, ardından masasına ...."ın ceza infaz kurumuna uyuşturucu madde soktuğu yönünde bir not bırakıldığının kurum müdürüne bildirilmesi üzerine ....’ın gelen ziyaretçisinden uyuşturucu madde almış olabileceğinin değerlendirildiği, akşam açık ceza infaz kurumuna birlikte dönen inceleme dışı sanıklar ...., ... ve ...."in jandarma personeli tarafından rutin olarak yapılan üst aramasında uyuşturucu madde bulunmadığı, bunun üzerine koğuşa gönderildikleri, arama noktasına gelen görevli tarafından ...."ın tekrar çağrıldığı ve yeniden yapılan üst aramasında da yasak nitelikte bir eşya tespit edilmediği, ancak adı geçenlerin şüpheli hareketleri üzerine akşam saat 21.00 sıralarında hükümlülerin geçiş yolunda jandarma personeli tarafından yapılan incelemede, aralarında 350 metre mesafe bulunan kapalı ve açık ceza infaz kurumu kapıları arasındaki yol güzergahında, yedi numaralı kulenin yan tarafında yamaca bırakılmış halde, siyah banda sarılı ve içerisinde net 3 gram esrar bulunan paketin ele geçirildiği, bulunan paketin içerisine tütün konularak siyah banda sarılıp tekrar paketlendiği ve kim tarafından alınacağının belirlenmesi amacıyla görevlilerce bulunduğu yere bırakıldığı,
Paketin konulduğu yere odaklanan kuruma ait kameralarla yapılan gözlemde, hafta sonu olmasına ve adliyede o gün görevli olmamalarına rağmen, ... ve ....’in sabah erken kalkarak bahçeye çıktıkları, ihata duvarının yanında açık cezaevine giriş yolu üzerinde gidip geldikleri ve görevliler tarafından olay yerine bırakılan paketi aldıkları tespit edilerek yakalandıkları, ..."in görevlileri fark ettiğinde elindeki paketi yere attığının görüldüğü,
Sanık ...’nın olay tarihinde adliyede görevli olmadığı, .... ve ...’in çay ocağında, ....’in ise adliyenin temizlik işlerinde görevli olduğu ve olaydan sonra görevlerinin sonlandırıldığı,
Sanıkların savcılık ifadelerinin alınmasından sonra, aynı infaz kurumunun diğer koğuşunda başka suçtan tutuklu bulunan... adlı kişiye hitaben sanık ... ve ... tarafından yazıldığı tespit edilen mektubun kurum görevlileri tarafından ele geçirildiği ve bu mektupta özetle; “Çay ocağında yanıma gelen bir kişiden uyuşturucu alıp infaz kurumuna getireceğim yönünde ihbar gelmiş. Adliyeden kuruma döndüğüm zaman iki kez arama yapıldı ve bir şey bulunamadığı için koğuşa döndüm. Bir gün sonra ... ve .... adlı kişiler bahçeye çıkıp bir gün önce bahçeye attıkları paketi almak isterken yakalanmışlar. Benim adıma bir ihbar gelmiş olmasından faydalanıp haksız yere benim ve ...’in adını söylemişler. İfadelerinde bu maddeyi benim attığımı belirtmişler. Bu kişiler hata yapıp bizi de bu hataya ortak etmek istiyorlar. Bizim bu kişilerle görüşme şansımız yok. Bu nedenle sizin tam karşı koğuşunuzda bulunan ... ve ....’e ifadelerini düzeltmelerini söyleyin. Olayın bizlerle alakası yoktur. Yakalandıkları için o anki telaşla bizim adımızı vermişler. Bu kişilere zararın neresinden dönerlerse kâr olacağını, aksi halde faturasının çok ağır olacaklarını söylemeni istiyorum” şeklinde anlatım olduğu,
Anlaşılmaktadır.
Olay günü adliyede görevlendirilen infaz koruma memuru tanık Ali Beştepe; o gün ....’ın ziyaretçisinin geldiğini, bu kişinin kim olduğunu bilmediğini ve gelen kişinin .... ile görüştüğünü, ardından da masasına ....’ın infaz kurumuna uyuşturucu madde soktuğu yönünde elle yazılı bir not bırakılması üzerine durumu müdüre bildirdiğini söylemiş,
İnfaz kurumunda jandarma bölük komutanı olarak görev yapan tutanak tanığı ...; olaya ilişkin düzenledikleri tutanak içeriğinin doğru olduğunu, paketi bıraktıkları yere sabah saat 07.15 - 07.30 arasında iki kişinin gelip bu doğrultuda gezindiklerini gördüklerini, gelenlerden birisinin paketi alıp 30 metre kadar uzaklaştığı esnada kuledeki rütbeliye şahsı yakalamasını söylediklerini, görevlinin kuleden inişini fark edince bu kişinin geri dönüp elindeki eşyayı attığını, ... ve ...’ü orada yakaladıklarını ifade etmiş,
İnfaz kurumu müdürü olan tanık ...; .... ve ...’in yakalandıklarında, kendilerine baskı yapıldığını, paketin ...."a ait olduğunu, ... kendilerine bağırdığı için korkup paketi aldıklarını söylediklerini belirtmiş,
Tanık ...; sanıkları adliyenin çay ocağında çalışırken tanıdığını, bu kişilerin kendisinden bir iki kere siyah bant istediklerini, ne yapacaklarını sorduğunda kantinde açık bir kabloyu bantlayacaklarını söylediklerini, bunun üzerine bandı verdiğini, hatta bizzat kendisinin bantlanacak yeri görerek verdiğini, akabinde işleri bitince de aldığını, aradan uzun zaman geçtiği için bandı kime verdiğini hatırlamadığını anlatmış,
Tanık ...; kendisinin ...., .... ve sanık ... ile aynı koğuşta, ..."in ise karşı koğuşta kaldığını, olay akşamı ...., .... ve ..."in tartıştıklarını ama niçin tartıştıklarını bilmediğini, ...."in "sabah beni kaldır işim var" demesi sebebiyle saat 06.00 sıralarında kaldırdığını, onun da ...’i kaldırdığını, ...."ın ayakta olduğunu, üçünün kendi aralarında konuştuklarını, ... ile ...."in aşağıya inerek, spor sahasında tur atıp geldiklerini, sonra da sanık ...’le tartışıp yine gittiklerini, bir daha da geri gelmediklerini, şahısların sanık ..."le ne konuda tartıştıklarını bilmediğini, ancak ....’in kendisine; ... ve ...."la adliyeden birer paket alıp iç çamaşırlarına koyduklarını, askeriyede aramadan geçtiklerini, kapalı ceza infaz kurumuna giden yolda ... ve ...."ın panikleyip paketi attıklarını, kendisinin de üzerindekini bırakıp o şekilde içeriye girdiğini anlattığını, ...."e sorduğunda; sanık ...’in uyuşturucu maddeyle ilgisinin bulunmadığını, sadece ....’ın, ...’in ve kendisinin ilgisi olduğunu söylediğini, neden sanık ...’in ismini verdiğini sorduğunda ise; ... bu şekilde ifade verdiği için kendisinin de aynı şekilde beyanda bulunduğunu söylediğini ifade etmiş,
Tanık Kenan Gümüş; birkaç kez .... ve ...’in koğuşa alkollü geldiğini görüp uyardığını, bu nedenle kendisini tehdit ettiklerini, sanık ... ve ...."ın koğuşta esrar içtiğini duymadığını, .... ile uzun süre koğuş arkadaşlığı yaptığını ve gözlemlerine göre ...."in yalan söylediğini belirtmiş,
Tanık Murat Arkan; olay günü bir gürültü duyup uyandığında ...."ın ....’e hitaben "üzerim arandı, elbiselerim çıkarıldı, soyuldum" dediğini, tartıştıklarını, yarı açık cezaevine ara sıra uyuşturucu sokulduğunu duyduğunu, ama içildiğini görmediğini, bu yöndeki söylentinin .... ve sanık ... dışındaki diğerleri hakkında olduğunu söylemiş,
Tanık Uğur Bakır; olay günü ...."in hızlıca kuruma gelip telaşlı bir şekilde arama noktasından geçtiğini, memurun onu kolundan tutup arama noktasına götürdüğünü, arama noktası ile koğuş arasında 150-200 metre mesafe olduğunu, bu yolda her şeyin yapılabileceğini, kişinin üzerindeki eşyayı atabileceğini, arama sonrası koğuşta .... ile diğer şahısların kavga ettiklerini, ...."ın "ben 30 yaşındayım, sizin yüzünüzden çıplak halde üzerim arandı" diye bağırdığını, .... ile sanık ...’i tanıdığını, böyle bir şey yaptıklarını zannetmediğini anlatmış,
Tanık Ayhan Yeğen; olay tarihinde kendisi gibi adliyede çay ocağında çalışmakta olan ... ve ....’ın bir ara kavga ettiklerini, ....’ın esrar taşıyıp taşımadığını bilmediğini, aramadan sonra koğuşta ....’ın ...’e “sizin yüzünüzden başımıza bunlar geliyor” dediğini belirtmiş,
İnceleme dışı sanık ... savcılıkta; suç tarihinde olayın geçtiği infaz kurumunda hükümlü olup adliyenin çay ocağında çalıştığını, ...."ın da adliyede çalıştığını, olaydan bir gün önce ...."ın, adliyeye gelen ziyaretçisi ile görüştüğünü, kim olduğunu sorduğunda misafiri için "Ödemiş’li bir abi" dediğini, akşam adliyeden döndüklerinde iki kez arama yapıldığı halde bir şey bulunamadığını, olay sabahı ...."in kendisini uyandırıp aşağıdan çağırdıklarını söylediğini, aşağı inince de sanık ..."in kendilerine "çıkıp dışarıda gezin, sağda solda bir şey olup olmadığına da bakın, orada bir emanet var, onu alıp getireceksiniz" dediğini, .... ile açık cezaevinin dışında, kapalı cezaevi duvarının kenarındaki yolda dolaşırken yerdeki paketi gördüğünü, içinde ne olduğunu bilmeden yanına aldığını, açık ceza infaz kurumuna dönerken de takip edildiklerini hissedip attığını, arkasında da ...."in olduğunu, sanık ...’den korktuğu için söylediği şeyi yaptığını söylemiş,
Kovuşturma evresinde; olay günü adliyeden dönüşünde arama yapıldığını, cezaevinde bulunan görevli yüzbaşının ....’ı sorduğunu, arama sonrası koğuşa doğru gittiğini söylediklerini, onu da getirip tekrar aradıklarını, ihbar olduğunu fakat üzerinde bir şey çıkmadığını, koğuşa gittiklerini, kendisinin sanık ... ile bir problemi olmadığını ve kendisine "abi" diye hitap ettiğini, sanık ..."in esrar kullandığını, kendisinin de cezaevinde bir kez esrar içtiğini, ertesi sabah 07.15 gibi ..."ın kendisini kaldırdığını ve "... abi seni çağırıyor" dediğini, yanına gittiğinde sanık ..."in "toprak yolun bitiminde bir paket göreceksin, git al" demesi üzerine .... ile birlikte gittiklerini, önce aramış gibi yapıp geri döndüklerini, sanık ..."in kendisine kızdığını, bunun üzerine tekrar .... ile gidip paketi bulup aldığını, alır almaz da jandarmanın kendisini yakaladığını, paketi alması için kendisini sanık ..."in gönderdiğini ve bu sırada yanında ...."ın da olduğunu ama onun herhangi bir beyanda bulunmadığını, sanık ... ile gardiyanların arasının çok iyi olması ve ..."in idare ile çalışması sebebiyle her zaman suçlunun kendisi olacağını düşünerek korktuğunu beyan etmiş,
İnceleme dışı sanık ... savcılıkta; suç tarihinde olayın geçtiği infaz kurumunda hükümlü olup adliyenin temizlik işlerinde çalıştığını, olay günü .... ile adliyeden dönüşlerinde üzerlerinde iki kez arama yapıldığını, kimsede uyuşturucu madde çıkmadığını, sabah sanık ..."in kendisini ve ...’i uyandırıp "bugün top oynayacağız, siz gidip dışarıda ısının" dediğini, ısınmak için açık cezaevinin dışına doğru yola çıktıklarını, ...’in yerden bir şey aldığını görmediğini, üzerlerinden de bir şey çıkmadığını, olaydan bir gün önce ....’ın misafirinin gelip gelmediğini de bilmediğini söylemiş,
Kovuşturma evresinde mahkemeye sunduğu dilekçe ekinde yer alan ve İbrahim Değer adlı kişi tarafından kendisine hitaben yazılan mektupta özetle; “seni hep öz kardeşim gibi gördüm, burada ‘ağabeyine’ karşı hep savunuyorum ve yalan söylemeyeceğini belirtiyorum, yakında duruşmaya çıkarsınız, avukatın yoksa sana avukat getirteyim, annen baban gelirse de ellerinden öpersin, ‘ağabeyin’ de burada çok üzülüyor, artık yüzünü güldür, bir de duruşmada doğruları söyle, boşuna fazladan ceza yatmayın, sana güveniyorum” şeklinde anlatım olduğu, sanığın bu mektubu yorumladığı dilekçesinde ise; mektubun suçu kabullenmesi amacıyla sanık ... tarafından arkadaşı İbrahim Değer’e yazdırıldığını, avukatı sanık ...’in yollatacağını, mektupta bahsedilen ve "ağabey" denilen kişinin sanık ... olduğunu, anne babasına neden selam yollandığını anlamadığını, onların da tehdit edilmelerinden korktuğunu, sanık ... ile aynı koğuşta yatarken hesabına 130 Lira yatıracağını, suçu üzerine alırsa da infaz kurumunda kaldığı sürece maddi açıdan sorun yaşamayacağını söylediğini, Ali Kırmızıoğlu adlı kişi
tarafından 03.04.2009 tarihinde hesabına 130 Lira yatırıldığını, bir sonraki gün de mahkûmların kendisine "parayı güle güle ye" diyerek sanık ...’in mesajını gönderdiklerini, sanık ... ve .... adına tanıklık yapan kişilerin de yine bu kişiler adına gruplaşma ve baskı oluşturdukları gerekçesiyle infaz kurumu yönetimi tarafından idari yönden cezalandırıldıklarını belirtmiş ve dilekçe ekinde de Ali Kırmızıoğlu tarafından kendisine verilmek üzere kurum yönetimine teslim edilen 130 Liraya dair makbuzu ibraz etmiş,
Kovuşturma evresinde alınan ifadesinde ise; savcılıkta verdiği ifadeyi kabul etmediğini, sanıklardan korktuğu için o şekilde ifade verdiğini, olaydan önce adliyede çalıştığını, olay günü adliyeden dönüşte önde ...., sonra kendisi, sonra da ... olmak üzere sıra ile cezaevine girdiklerini, jandarmanın üzerlerini aradığını ve ....’ın üzerinde bir şey çıkmadığını, kendi üzerlerinde arama yapılırken ...."ın oradan ayrıldığını, yüzbaşının gelip ".... hanginiz ?" diye sorduğunu, ....’ın gittiğini ve öncesinde arandığını söylediklerini, bunun üzerine asker gönderdiğini, .... geri getirildiğinde yüzbaşının "hakkında ihbar var, uyuşturucu taşıyorsun" diyerek tekrar aradıkları halde üzerinde bir şey çıkmadığını, .... aranırken kendilerinin de koğuşa gönderildiklerini, ...."ın koğuşa gelip sanık ... ile görüştüğünü ve ihbar edildiği için paketi attığını söylediğini, sabah 07.00 - 08.00 gibi ...."ın gelip kendisini kaldırdığını, "... abi seni çağırıyor" demesi üzerine sanık ...’in yanına gittiğini, sanık ..."in kendisine "git ...’i çağır" dediğini, ..."i çağırıp birlikte sanık ...’in yanına gittiklerini, sanık ..."in yanında ...."ın olduğunu, sanık ..."in ...’e "yolun sonunda bir paket var git al" dediğini, ..."in "beni bulaştırmayın az günüm kaldı uyuşturucu falan olur" demesine rağmen sanık ..."in kendisine ve ...’e "sinkaf olup gidin alın gelin yoksa kafanızı kırarım" dediğini, bunun üzerine ... ile gidip oraya baktıklarını, ..."in paketi almak istememesi sebebiyle geri döndüklerini, bu sefer sanık ..."in "lan nasıl almazsınız, gidin alın yoksa ikinizi cezaevinde vuracağım" dediğini, tekrar gittiklerinde ..."in paketi alıp askerleri görünce attığını, sonra ...."ın,... isimli şahıs vasıtasıyla ifadesini değiştirmesini isteyip aksi halde içeride vuracağı yönünde tehdit ettiğini ve ifadesini değiştirdiği takdirde cezaevinde kendisine bakılacağını söylediğini, aksi yönde ifade veren tanık Levent’in ifadesini kabul etmediğini, Levent"in ifadesinde belirttiği sözleri söylemediğini beyan etmiş, dosyaya sunulan mektupta adı geçen ve kovuşturma evresinde dinlenen tanık Hakkı ise; sanık ...’i tanımadığını ve infaz kurumunda sanıklarla değil tek başına kaldığını, ....’in yalan söylediğini belirtmiş, bu husus ....’ten sorulduğunda da; tanığı ilk kez gördüğünü, tanımadığı biri ile telefonda görüşürken kendisine bu sözlerin söylendiğini ifade etmiş,
İnceleme dışı sanık ... savcılıkta; suç tarihinde olayın geçtiği yerde hükümlü olarak kalıp adliyede çalıştığını, olaydan bir gün önce İzmir’den tanıdığı Mehmet adlı arkadaşının Denizli iline giderken kendisine uğradığını, ancak bir şey vermediğini, akşam ... ve .... ile adliyeden dönerken üzerlerinin iki kez arandığını, infaz kurumu içerisine yasak eşya sokmadığını ve bahçeye de atmadığını, .... ve ...’e de esrarı almalarını kimin söylediğini bilmediğini söylemiş,
Kovuşturmadaki evresinde; yakınları Nazilli"de olduğundan para harcamaması için ara sıra adliyeye yiyecek içecek getirdiklerini, o gün de tesadüfen İzmir’den tanıdığı Mehmet isimli bir arkadaşını yanında iki galerici ile adliyede dolaşırken gördüğünü, arkadaşının kendisine icra dairelerinin yerini sorduğunu, tarif ettikten sonra da bir çay içecek kadar kısa zamanda görüştüklerini ve o kişilerin gittiklerini, kendilerinden herhangi bir şey almadığını, ceza infaz kurumuna döndüklerinde çıplak halde aranması sebebiyle gururunun incindiğini, o gece uyuyamadığını, ikinci arama işlemi nedeniyle jandarmayla tartıştıklarını, bu durumu koğuşta anlattığını, bunu anlatırken "paket attım gidin alın" demediğini, ertesi sabah ... isimli mahkûmun gelip, ....’i kaldırdığını, aşağıya indiklerini, sanık ..."in "gidin emaneti alın" diye bir söz kullanmadığını, sanık ... ile olay sabahı da buluşmadıklarını, kimseye baskı yapmadığını, adliyede rahatsızlıklar olduğunu ve bu rahatsızlıklara karşı çıktığı için ... ile tartışmalar yaşadığını, bilmediği bir sebeple ..."in adliyedeki Durmuş adlı kişiden siyah bant aldığını anlatmış, infaz kurumu yönetimi tarafından ele geçirilen ve... adlı kişiye yazılan mektupla ilgili olarak da; ...."in olaydan sonra terörle ilgili suçluların bulunduğu bölüme tedbir amacı ile gönderildiğini, o koğuşta tanıdığı Hakkı isimli kişiye pusula attığını, pusulayı bu suçla ilgisi olmadığını iletmek için yazdığını, ancak tehdit içeren bir söz kullanmadığını söylemiş,
Sanık ... soruşturma aşamasında; rahatsızlığı sebebiyle olay günü ve öncesinde adliyede çalışmadığını, ....’a esrar gelip gelmediğini bilmediğini, ... ve ....’i esrarı bulup getirmeleri için bahçeye göndermediğini ve bu konuda onlara baskı yapmadığını söyleyerek suçu inkâr etmiş, kovuşturma evresinde de benzer şekilde beyanlarda bulunarak ayrıca önceden ... ile tartıştığı için aralarında husumet olduğunu, bu nedenle kendisine iftira atılmış olabileceğini savunmuştur.
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi halinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Ceza İnfaz Kurumuna uyuşturucu madde getirileceğine yönelik ihbarın, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile ilgili olması, arama işlemi öncesi infaz kurumu bahçesine atılan ve içerisinde esrar bulunan paketin görevlilerce ele geçirilmesi üzerine esrarın kimin tarafından alınacağının tespiti amacıyla tütün konularak aynı yere bırakılmasından sonra haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar ... ve .... tarafından alınması, sanık ..."in aşamalarda benzer olarak, sanık ..."in ise soruşturma evresinde alınan ifadesi ile çelişki yaratacak şekilde, duvar dibine atılan esrarı alıp gelmelerini sanık ..."in istediği ve bu konuda kendilerini tehdit ettiği yönündeki beyanlarının, sanık ... ve tanık olarak dinlenen diğer hükümlülerin beyanlarıyla doğrulanmaması, sanık ..."nın, aşamalardaki suça konu esrardan haberinin olmadığı ve duvar dibine atılan esrarı alıp gelmeleri hususunda diğer sanıklar ... ve ...."le herhangi bir görüşme yapmadığı şeklindeki istikrarlı savunması karşısında; sanığın atılı suçu işlediği iddiasının sabit olmadığı ve şüphe boyutunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün, sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; "sanık ..."nın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu sabit olduğundan, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.10.2014 gün ve 15156-10766 sayılı onama kararının sanık ... yönünden KALDIRILMASINA,
3- Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2010 gün ve 29-732 sayılı hükmünün, sanık ...’nın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.