Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13949
Karar No: 2018/15937
Karar Tarihi: 26.06.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/13949 Esas 2018/15937 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2017/13949 E.  ,  2018/15937 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinin taşeronları nezdinde 22/01/2008-19/07/2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin 19/07/2012 tarihinde işlerin ağırlaşması fazla mesai ücretleri ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle kendisi tarafından sonlandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tataili, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1. Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2. Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
    Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ve davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda davacının haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı tanıklarının işverene karşı açtıkları aynı nitelikte davaları bulunduğu anlaşılmaktadır. Başka delillerle desteklenmeden salt husumetli tanık anlatımları ile sonuca gidilmesi isabetli değildir. Ne varki davacı ile aynı tarihte işe alınan 21/01/2008-06/01/2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan bir başka işçinin açtığı davada, ayda bir hafta, haftada 18 saat ve ayda 3 hafta haftada 7,5 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek karar verilmiş, temyiz üzerine dairemizin 16.05.2017 tarih, 2017/7633 esas- 2017/11198 karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
    Her ne kadar dairemizin 2017/7633 esas- 2017/11198 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen emsal dosyasında yerel mahkemece ulusal bayram ve genel tatil talebi reddedilmiş ise de, bu tarihten sonra dairemiz incelemesinden geçen ve yukarıdaki aynı gerekçe ile bozulan Dairemizin 2017/11357 esas ve 2018/5249 karar sayısına kayıtlı aynı işyerinde diğer bir çalışan olan Tanık ..."in dosyasında, davalı tanığının beyanları ile de doğrulandığından genel tatil ücretinin kabulüne ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple işbu dosya bakımından da dini ve milli bayramlarda çalışıldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Fazla çalışma ücreti alacağının, davacının ayda bir hafta, haftada 18 saat ve ayda 3 hafta haftada 7,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, şimdi olduğu gibi imzalı bordrolarda tahakkuk bulunan aylar dışlanmak sureti ile hesaplanarak hüküm altına alınması için kararın bozulması gerekmiştir.
    Kabule göre de; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti yönünden, imzalı bordrolardaki ödemelerin mahsup edildiği belirtilmiş ise de, bordrolardaki tahakkukların sembolik olmadığının anlaşılması halinde imzalı bordrolardaki tahakkukların dışlanması gerekirken mahsup edilmesi ayrıca hatalı olmuştur.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi