Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2016/120
Karar No: 2016/453

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/120 Esas 2016/453 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2016/120 E.  ,  2016/453 K.

    "İçtihat Metni"

    Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Günü : 03.11.2015
    Sayısı : 343-408
    Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten sanığın TCK"nun 158/1-k, 35/2, 62, 52 ve 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 13.320 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2009 gün ve 64-57 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 27.05.2013 gün ve 66046-9737 sayı ile;
    "Sanığın piyasa değeri çok düşük olan lüks bir aracı geçirdiği kaza nedeniyle pert tabir edilen işleme tabi kılındıktan sonra satın alarak, tamir etmeden tamir edilmiş gibi gösterip sigortalattığı ve çalındığından bahisle lüks aracın hasarsız bedelini, sigorta bedeli olarak tahsil etmeye çalıştığının iddia edildiği somut olayda;
    1)Suça konu aracın daha önce kaza geçirip Ray Sigorta şirketi tarafından pert tabir edilen işleme tabi tutulduğunun anlaşılması ve katılan ... şirketinin aracı piyasa değerinin üzerinde bir değer ile ticari işi gereği sigorta yaparken, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmasının ticaret hayatının ve makul bir ticari ilişkinin gereği olması karşısında, suç tarihi itibarıyla bu durumun tespiti için ne gibi bir araştırma yapılması gerektiği, tramer sisteminden yapılacak sorgulama ile aracın daha önce kaza geçirip pert işlemine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılıp anlaşılamayacağı araştırılarak, sanığın aracı tamir edilmiş gibi gösterdiğine dair hileli davranışlarının nelerden ibaret olduğu ve mağdurun bu davranışları inceleme olanağını ortadan kaldıracak derecede olup olmadığının tartışılmaması,
    2)Katılan ... şirketi görevlileri tarafından beyanı hükme dayanak alınan tanık ...."ya sanık aleyhine ifade vermesi için para teklif edildiği iddiasına ilişkin olarak; tefrik edilen dosya ile sanık hakkında suç uydurma suçundan tefrikine karar verilen dosyaların, ayrıca suça konu aracın çalındığı iddiası ile ilgili kolluk tarafından yürütülen tahkikatın akıbetleri araştırılmadan hüküm tesisi,
    3)Aracın sigortalanması işlemlerini gerçekleştiren acenta yetkililerinin ve aracı hasarlı halde satan ....Otomotiv yetkililerinin beyanlarının alınmaması,
    4)Aracın trafiğe tescil ve muayene işlemlerinin pert işleminden sonra yapılıp yapılmadığı araştırılıp, pert işleminden sonra yapılmış ise sahte olup olmadığı, sahteliği hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılmadan, Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/230 esas sayılı dosyasının onaysız evrakları ve varsayıma dayalı raporlara dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kabule göre;
    5237 sayılı TCK"nun 35. maddesinde verilecek cezanın 1/4" ünden 3/4" üne kadar indirim öngörülmüş olmasına göre, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden 1/3 oranında indirim yapılması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 08.10.2013 gün ve 255-340 sayı ile, sanığın beraatine karar verilmiştir.
    Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.07.2015 gün ve 10744-27887 sayı ile;
    “Dairemizin 27.05.2013 tarih ve 66046-9737 sayılı bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamında belirtilen,
    1)Suça konu aracın daha önce kaza geçirip Ray Sigorta şirketi tarafından pert tabir edilen işleme tabi tutulduğunun anlaşılması ve katılan ... şirketinin aracı piyasa değerinin üzerinde bir değer ile ticari işi gereği sigorta yaparken, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmasının ticaret hayatının ve makul bir ticari ilişkinin gereği olması karşısında, suç tarihi itibarıyla bu durumun tespiti için ne gibi bir araştırma yapılması gerektiği, tramer sisteminden yapılacak sorgulama ile aracın daha önce kaza geçirip pert işlemine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılıp anlaşılamayacağı araştırılarak, sanığın aracı tamir edilmiş gibi gösterdiğine dair hileli davranışlarının nelerden ibaret olduğu ve mağdurun bu davranışları inceleme olanağını ortadan kaldıracak derecede olup olmadığının tartışılmaması,
    2)Aracın sigortalanması işlemlerini gerçekleştiren acenta yetkililerinin ve aracı hasarlı halde satan ....Otomotiv yetkililerinin beyanlarının alınmaması,
    3)Aracın trafiğe tescil ve muayene işlemlerinin pert işleminden sonra yapılıp yapılmadığı araştırılıp, pert işleminden sonra yapılmış ise sahte olup olmadığı, sahteliği hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılmadan, Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/230 esas sayılı dosyasının onaysız evrakları ve varsayıma dayalı raporlarına dayanılmasına ilişkin bozma gerekleri yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 03.11.2015 gün ve 343-408 sayı ile;
    “... Sanığın aracının çalınması nedeni ile zarar görmesinden dolayı müdahil sigorta şirketine başvuruda bulunup zararının karşılanmasını istemiş olması, tek başına hileli hareket olarak değerlendirilemez. Sanığın hileli davranışlarda bulunduğu, bu hileli davranışların nelerden ibaret olduğuna ilişkin somut bir kanıt olmadığından, üzerine atılı suçtan beraatine dair mahkememizin bozulan kararında ısrar edilmesinin somut olaya, yasal düzenlemelere, adalete ve hakkaniyete ayrıca Yargıtay 15.Ceza Dairesi Başkanlığının belirtilen içtihatlarına da uygun düşeceği sonuç ve vicdani kanısına varıldığı” gerekçeleri ile önceki hükümde direnerek sanığın beraatine karar vermiştir.
    Direnme hükmünün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarih ve 2313 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığı"na gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada sanığa duruşma günü davetiyesinin tebliğ edildiği, tebliğe rağmen duruşmaya gelmeyen sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/3. maddesine göre ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK"nun 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 gün ve 343-408 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi