12. Hukuk Dairesi 2016/16921 E. , 2017/9473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı senedin teminat senedi olarak verildiğini, senedin alt kısmındaki "Bu senet ... İli ... İlçesi ... Köyü ... Mevkii 40 Ada 3 Parselde Gayrimenkule karşılık teminat olarak verilmiştir." yazılı kısmın kesilerek çıkarıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK"nun 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır.
HGK"nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK"nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, ceza davası yargılamasında alınan 20/08/2010 tarihli Adli Tıp Uzmanı raporunda “....senedin üst kenarının düzgün, alt kenarının ise düzgün olmadığı, alt tarafının kesilmiş olduğu...” yönünde görüş bildirildiği, icra mahkemesince alınan 25/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda da “senet aslının alt uzun kenarının boydan boya gelişigüzel tarzda kesici bir aletle kesilmiş olduğu, muhtemelen üzerinde var olan ibare ile birlikte kağıt kaybının mevcut olduğunun kabulü gerektiği” yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Borçlu, senedin takip alacaklısına teminat olarak verildiği iddiasını, senede açıkça atıf yapan bir sözleşmeyle ispatlayamadığı gibi takip dayanağı senedin ön veya arka yüzünde, senet metninde senedin teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı görülmüştür. Bononun alt kısmının deforme olmuş olması bononun kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz. İcra mahkemesi tarafından varsayıma dayalı olarak bono metni dışında kalan kısmın kesildiği ve kesilen kısımda kayıtlar bulunduğu savıyla sonuca gidilemez. Asıl olan senet aslı olup, bono unsurlarını taşıyacak şekilde doldurulmuş bir kağıt dahi bono hükmünde sayılacağına göre takip dayanağı senedin unsurları tam olduğundan senet kambiyo senedi vasfındadır.
Öte yandan, icra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu"nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamaz. Cumhuriyet savcılığına aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. Somut olayda yapılan ceza yargılaması sonunda taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle alacaklı sanığın beraatine karar verildiğinden kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı gibi açıklanan nedenlerle mahkemece, ceza davası yargılamasının bekletici mesele yapılması da doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece borçlunun itirazının reddi yerine yorum yolu ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.