21. Hukuk Dairesi 2014/15705 E. , 2015/11160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, adına velayeten dava açılan ... ve ....’un adlarının karar başlığında yazılmamasının maddi hataya dayalı olduğu ve HUMK"nun 459. maddesi gereğince talep halinde mahkemece her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının 05.01.2013 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 05.01.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.02.2013 tarihi itibarı ile ölüm aylığına hak kazandığının tesbiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 23.01.2013 tarihinde vefat eden eşi ....’un 506 sayılı Yasa kapsamında ilk işe giriş tarihinin 04.09.2006 tarihi olduğu, 04.09.2006 – 05.01.2013 tarihleri arasında 645 gün zorunlu sigortalı çalışmasının bulunduğu, davacının ölen eşinin 02.03.1992 – 02.06.1993 tarihleri arasındaki askerlik süresinden 302 günlük süreyi borçlandığı ve 24.01.2013 tarihinde Kurumca hesaplanan borçlanma bedelini ödediği, 31.01.2013 tarihli tahsis talebinin Kurumca 5510 Sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hak sahiplerine yönelik ölüm aylığı tahsisinde sosyal güvenlik hukuku ilkelerine göre sigortalının yaşamını yitirdiği tarih itibari ile yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması zorunlu bulunmaktadır.
Davacı murisinin ölüm tarihi olan 24.10.2010 tarihinde 5510 sayılı Yasa yürürlüktedir.
5510 sayılı Yasa"nın "Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" başlıklı 32/2-a maddesinde, Ölüm aylığının en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde ölüm aylığı bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, davacıların murisi ....’un her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödeme şartının gerçekleşmemiş olmasına ve Kurum işleminin mevzuata uygun olmasına rağmen davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.