16. Hukuk Dairesi 2016/232 E. , 2017/1561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 61 parsel sayılı ....505,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ... adına, 113 ada 62 parsel sayılı ....094,... metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Mahkemece temyize konu taşınmazların evveliyatında davalıların murisi ... ... ait iken ölümü ile mirasçıları olan ..., ....ve ... kaldığı, adı geçen mirasçılar arasında taşınmazların paylaşılmadığı, davacı ..."ın ise taşınmazların murisi ... ..."a ait olduğunu ispatlayamadığı, davacı ... ve murislerinin çekişmeli taşınmazlar üzerinde herhangi bir hak ve zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu hususunda yapılan inceleme ve araştırma yetersizdir. Çekişmeli 113 ada 61 parsel sayılı taşınmaz ... ..., 62 parsel sayılı taşınmaz ise ... ve ... ... adına tespit edilmiş olup mahallinde icra edilen keşifte her iki çekişme konusu parselin ... ..."dan geldiği bildirilmiş ve ... ... davalıların ortak murisi gibi değerlendirilmiş olup, gerekçeli kararda ise taşınmazların davalıların murisi ... ...."ten geldiği kabul edilmiştir. Taşınmazların kimden geldiği ve davalı ve davacı yanla ırsi bağının ne olduğu hususunda dosyada çelişkili beyanlar mevcut olup mahkemece bu çelişkiler giderilmeden beyanlardan farklı bir kabulle karar verilmiştir. O halde; sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazların kimden geldiği, davalıların murisi ... ...."ten gelip gelmediği hususu netleştirilmelidir. ... ...."ten geldiği tespit edildiği takdirde, davacının murisi .... ve .... dolayısıyla davacı ..."ın ... .... mirasçılarından ... terekesinde mirasçı olup olmadığı hususu değerlendirilmelidir. Nüfus kayıtlarına göre davacının murisi ... ..."ın 1985 tarihinde vefat ettiği, adı geçenin eski eşi ... kızı ..."nin ise 1952 tarihinde vefat ettiği, davasının kabulüne karar verilen davacı ... ile temyiz eden davacı ..."in baba bir anne ayrı kardeş oldukları bellidir. Kaldı ki, dosyaya ibraz edilen tapu kayıtlarının intikaline esas alınan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/365, 1967/58 Esas, Karar sayılı veraset ilamı içeriğinde de ..."nin 1952 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi .... ve diğerlerini bıraktığı bildirilmiştir. Bu halde ... ..."ın 1952 yılında evli olarak ölümü ile mirasının .../... payının eşi olan ... ..."a intikal ettiği, ... ..."ın da 1985 tarihinde vefatı ile mirasının davacılar .. ve ... ile birlikte dava dışı diğer mirasçılarına intikal ettiği nüfus kayıtlarından anlaşılmasına rağmen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/158, 207 Esas, Karar sayılı veraset ilamında ... ..."ın mirasçıları arasında 1985 yılında vefat eden ... ... ve adı geçen dolayısıyla davacı ... ve bir kısım mirasçılarına pay verilmemiştir. Somut olayda ayrıntısı yukarıda açıklanan şekilde nüfus kayıtları ile mahkemece hükme esas alınan veraset ilamı arasında çelişki ortaya çıkmasına rağmen aksi ispat olunana kadar geçerli olan veraset ilamının iptali için davacı tarafa süre verilmemiş, ayrıca temyize konu olmayan parseller yönüyle davacı ..."ın davasının "taşınmazların ... ...."e ait iken ölümü ile mirasçıları ...,... ve ..."a kaldığı ve bu mirasçılar arasında paylaşılmadığı" gerekçesiyle kabul edilmesi, davacı ..."ın davasının ise taşınmazda davacı veya muris ... ..."ın hak sahibi olmadığı gerekçesi ile reddedilmesi, buna karşılık nüfus kayıtları esas alındığında davacı ..."ında babası ... ... nedeniyle miras bırakan ... terekesinde mirasçı olacağı dikkate alındığında mahkemece her iki davacı açısından oluşturulan kabul ve ret gerekçesinin birbiri ile çeliştiği gözetilmeyerek karar verilmiştir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmazların ... ...."ten geldiğinin saptanması halinde öncelikle davacı tarafa hükme esas alınan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/158, 207 Esas, Karar sayılı veraset ilamının iptali yönünde (hasımlı) verasetin iptali davası açması için süre verilmeli, veraset ilamının iptali için dava açıldığında sonucu beklenmeli, veraset ilamı iptal edildiğinde davacı ..."ın iddia ve talepleri yönünden araştırma yapılarak resmi kayıt ve belgelere aykırı düşmeyecek ve birbiri ile çelişki oluşturmayacak gerekçe gösterilip tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ..."ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.