14. Ceza Dairesi 2014/2426 E. , 2016/2049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : ...
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : Temyiz ret, bozma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, hakaret suçundan verilen cezanın miktarı itibariyle kesin olması nedeniyle hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca Reddiyle, incelemenin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, reşit olan mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin suç tarihinden itibaren en az bir yıl geçtikten sonra yapılması gerekli olduğu halde, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin 06.03.2012 tarihli raporun suç tarihinden itibaren bir yıl geçmeden alındığı ve raporda bu sonuca ulaşılmasını sağlayan emare ve verilerin neler olduğu hususunda yeterli açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, mağdurenin dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilip muayenesinin yaptırılarak, suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda yeni rapor aldırılmasının ardından, TCK"nın 102/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK"nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.