14. Hukuk Dairesi 2017/515 E. , 2017/7363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Hazinesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 373 parsel, 1013 parsel, 1014 parsel, 1015 parsel, 1016 parsel, 39 ada 8 parsel A blok 1 nolu bağımsız bölüm, 39 ada 8 parsel A blok 2 nolu bağımsız bölüm, 39 ada 8 parsel A blok 3 nolu bağımsız bölüm, 21 Ada 51 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri ile davalılar arasında hisseli olduğunu, taşınmazların anlaşarak taksiminin mümkün olmadığını, bu nedenle taşınmazların satılarak ortaklığının giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 02.02.2016 tarih, 2014/16527 Esas, 2016/1273 Karar sayılı ilamıyla temyiz eden Hazine"nin dava konusu taşınmazda paylı malik olduğu, usulüne uygun olarak husumet yöneltilmeden yargılama yapılarak aleyhine hüküm kurulan Hazine"nin kararı temyiz etmekte hukuki menfaati olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, Maliye hazinesi vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK"nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
1-Dava konusu 373 parsel sayılı taşınmazda, ... hissedar olmalarına rağmen davada taraf olarak yer almadıklarından, sağ ise kendilerinin öldüklerinin tespit edilmesi halinde usulüne uygun ibraz edilecek mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
2-Dava konusu 1013 ve 1015 parsellerde, ... hissedar olmasına rağmen davada taraf olarak yer almadığından, sağ ise kendisinin öldüğünün tespit edilmesi halinde mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
3-Dava konusu 1014 ve 1016 parsellerde, ... ve İsmail Selimoğlu hissedar olmalarına rağmen davada taraf olarak yer almadıklarından, sağ ise kendilerinin öldüklerinin tespit edilmesi halinde mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Taraf teşkili sağlanmadan yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre, dava konusu 373 parsel sayılı taşınmazda, hissedar olan ve davaya dahil edilen davalılar ... ... ve ... (...) ..."nun karar başlığında gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.