12. Ceza Dairesi 2019/5024 E. , 2019/12115 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza
Suç : Hakaret, Cinsel taciz, Özel hayatın gizliliğini ihlal, Kişisel verilerin kaydedilmesi
Hüküm : 1- Hakaret suçundan TCK"nın 125/2-1, 43, 125/4, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Cinsel taciz, Özel hayatın gizliliğini ihlal, Kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
Dairemizce verilen 16.01.2019 tarihli ve 2018/7118 esas, 2019/629 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılan vekilinin temyizi hakkında inceleme yapılmadığı gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi:
İncelenen dosya da; İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarih, 2015/354 esas, 2016/96 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından 22.02.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu ve yerel mahkemece düzenlenen 06.05.2016 tarihli temyiz formunda sadece sanık müdafinin temyizinin bulunduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınınca düzenlenen 11.10.2018 tarih, 2016/212532 numaralı tebliğnamenin de sanık müdafinin temyizi hakkında görüş içermesi nedeniyle 16.01.2019 gün ve 2018/7118 esas, 2019/629 karar sayılı dairemizce yapılan incelemede katılanın vekiline ait temyiz taleplerine ilişkin dosya arasında UYAP ortamında herhangi bir temyiz istemine ilişkin dilekçeye rastlanmadığı, bu nedenle temyiz incelemesinin sanık müdafinin temyizi ile sınırlı yapıldığı, dairemiz kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 18.02.2019 tarihinde teslim edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.05.2019 tarihinde itirazda bulunulduğu, katılan vekilinin dairemiz kararından sonra dosya arasına giren ve 22.02.2016 tarihli dilekçe içeriklerine göre süresinde temyiz talebinde bulunmuş olduğu ancak dairemizce inceleme yapıldığı sırada söz konusu dilekçenin dosya arasında ve UYAP kayıtlarında bulunmaması nedeniyle inceleme dışı kaldığı tespit edilerek yapılan incelemede:
Gereği düşünüldü:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2-Dairemizin 16.01.2019 gün ve 2018/7118 esas, 2019/629 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine, cinsel taciz, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından sanığın beraatine ilişkin İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2016 tarihli 2015/354 esas, 2016/96 karar sayılı hükmü sanık müdafileri, katılan vekili temyizi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
1- Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK"nın 61/5. maddesi gereğince aynı Kanunun 125/1-2. maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra aynı maddesinin 4. fıkrası gereğince artırım yapıldıktan sonra TCK"nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekirken, aynı maddeye göre artırımın belirlenen temel ceza üzerinden yapıldıktan sonra TCK"nın 125/4. madde ve fıkrası gereğince artım yapılması sonuç cezayı değiştirmediği için bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin savunma hakkı ve masumiyet ilkesinin ihlal edildiğine, sübuta, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, yasal olmayan gerekçeler ile alt sınırdan uzaklaşıldığına, peşin ve keyfi olarak tahmin üzerine hüküm kurulduğuna, katılan vekilinin sanık hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Cinsel taciz suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinin içeriğinden temyiz itirazlarının, vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 gün ve 2011/5-137 esas, 2013/58 sayılı kararında da belirtildiği üzere, aynı davada yargılandığı hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat edilen suçlar nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine, sanıklar müdafilerinin vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinin içeriğinden temyiz itirazlarının, vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 gün ve 2011/5-137 esas, 2013/58 sayılı kararında da belirtildiği üzere, aynı davada yargılandığı hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat edilen suçlar nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafinin vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin tüm, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; avukat olan sanığın, facebook adlı bir internet sitede yöneticiliğini yaptığı avukat, hakim savcı omuz omuza adlı grupta yine avukat olan ve avukatlar sendikası başkanı olan katılanın daha önce kendi şahsi facebook hesabında yayınlamış olduğu resimlerini alarak, katılanın rızası dışında yayınlaması şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından beraate karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.