12. Ceza Dairesi 2019/4649 E. , 2019/12106 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Katılanların iki yaşından küçük olan oğulları ..."in 26/3/2011 tarihinde Özel Konak Hastanesinde radyoloji uzmanı tarafından yapılan radyolojik incelemesinde; mağdur ..."in sol testisinin normal durumda olduğu, sağ testisinin ise skrotumda bulunmadığının tespit edildiği, uzman doktor tarafından yapılan muayenede ise mağdurun sağ testisinin inmemiş olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine Kocaeli Acıbadem Hastanesinde Profesör ünvanıyla çocuk cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan sanık ..."a inmemiş sağ testis şikayetiyle gittikleri, sanığın yapmış olduğu fiziki muayene neticesinde, 21.05.2011 tarihinde sol inmemiş testis ve inguinal herni tanısı ile çocuk cerrahisi tarafından yatırıldığı, aynı gün ameliyata alındığı ve orkidopeksi + inguinal fıtık onarımı ve sünnet işleminin yapıldığı, ameliyat notunda; “GAA sol inguinal keşiyle girildi, eksternal oblik fasia açıldı, sol testis süperfisyel inguinal poşda bulundu serbestleştirildi, herni kesesi bulundu diseke edildi. Yüksek ligasyon yapıldı, testis skrotuma tespit edildi, katlar uygun kapatıldı, sünnet yapıldı.” kayıtlı olduğu, anestezi izlem formunda “inmemiş testis + sağ inguinal herni” tanı olarak yazıldığı, ameliyat sonrası bilgi ve değerlendirme formunda “inmemiş testis + sağ inguinal herni” tanı olarak yazıldığı, ameliyathane hasta güvenliği kontrol formunda “inmemiş testis + sünnet” tanılarının yazıldığı, küçüğün babasından alınan onam formunda sol orşiopeksi + yüksek ligasyon + sünnet” tanılarının yazılı olduğu, ameliyat sonrası takipleri yapılan hasta aynı gün taburcu edildiği, ameliyattan sonra 18.06.2011 tarihinde mağduru kontrol için götürdüklerinde sanıığın sağ inguinal herni tanısını koyması üzerine, mağdurun ailesinin sanıktan şüphelenerek mağduru ... Anadolu Sağlık Merkezine götürdükleri, burada 22.06.2011 tarihinde sağ inmemiş testis tanısı ile yatırıldığı, aynı gün ameliyata alındığı ve sağ yüksek ligasyon + orşidopeksi yapıldığı, katılanların, Özel Konak Hastanesi Radyoloji Uzmanı tarafından yapılan radyolojik incelemede; mağdur ..."in sol testisinin normal durumda olduğu, sağ testisinin ise skrotumda bulunmadığının tespit edilmiş olması, sanık tarafından ameliyat öncesi tanzim edilen 05.05.2011 tarihli özel sağlık sigortası hasta bilgi formunda da planlanan tedavinin "sağ inguinal herni ve inmemiş testis fimozis, sol testis yerinde" olarak tespit edilmesine rağmen sanık tarafından gerçekleştirilen ameliyatta mağdurun normal olan sol testisini ve olmayan sol kasık fıtığının ameliyat edilmesi nedeniyle şikayetçi oldukları, sanığın savunmasında, mağdur küçüğün inmemiş sağ testis teşhisiyle tarafına yönlendirildiğini ancak yaptığı fiziki muayenede çocuğun sol testisinin inmediğini ve bu tarafında fıtık bulunduğunu tespit ettiğini ancak formları doldururken sehven teşhisin sağ testiste yapıldığını yazdığını belirttiği, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 09.07.2012 tarihli raporda; "ultrasonografi raporlarında sağ inmemiş testis rapor edilmekle birlikte kesin tanı fiziki muayeneyle konulabileceği onama formunda sol inmemiş testis yazılı olduğu ve ailenin bu ameliyata onay verdiğinin anlaşıldığı, ameliyat edildikten sonra geriye dönük tanının konulamayacağı ve yorum yapılamayacağı, yapılan işlemin tıp kurallarına uygun olduğunun kabulü gerektiği ancak usg rapor ve diğer ameliyat bulguları sağ tarafta inmemiş testis tanısını desteklemekte olduğu, bu konu ailenin bilgilendirilip tedavinin planlanmış olması gerektiği, bu yapılmadan tek taraflı (sol) ameliyatın yapılması tıp kurallarına uygun olmadığı" şeklinde belirtildiği, Adli Tıp Genel Kurulundan oyçokluğu ile alınan 14.08.2014 tarihli raporda ise "Küçüğe yapılan ilk scrotal ultrasonografide elde edilen bulgular ameliyat olduğu özel Hastanede düzenlenen tıbbi belgeler ve ilk ameliyatından yaklaşık 1 ay sonra gerçekleştirilen diğer tetkikleri ve ameliyat notu dikkate alındığında küçükte sol testisin normal scrotal konumunda bulunduğu, sağ inmemiş testis mevcut olup, "küçüğe" Prof. Dr. ... tarafından sağ inmemiş testis yönünden operasyon gerçekleştirilmesi gerekirken yanlış taraf cerrahisi olarak nitelendirilen sol testise yönelik ameliyat yapıldığının anlaşıldığı, bu hususun özen eksikliği olduğu, çocuk cerrahisi uzmanı Prof. Dr. ...’ın bu yönden kusurlu bulunduğu oy çokluğu ile mütalaa olunur." şeklinde belirtilmesi karşısında, sanığın kusurlu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, doktorun uzmanlığına ve hasta yakınlarının ameliyattan bir süre sonra müracaata bulunmalarına atfen sanığın sorumluluğunun bulunmadığına yönelik 02.07.2015 tarihli hatalı bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 23.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.