16. Hukuk Dairesi 2017/304 E. , 2017/1349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 28171 ada 16 parsel sayılı 427,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..."in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı ... ölmüş, mirasçılarına karşı davaya devam edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 28171 ada 16 parsel nolu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan şerhin kaldırılarak fen bilirkişisi .. tarafından hazırlanan 24.11.2014 tarihli krokili rapora göre (A) harfi ile gösterilen 175,65 metrekare yüzölçümündeki ve (B) harfi ile gösterilen 37,85 metrekare yüzölçümündeki toplam 213,50 metrekare kısmın davacı ... kullanımında olduğu şerhinin taşınmazın beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından kendi adına asaleten bir kısım mirasçılar adına velayeten ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarının davacının kullanımında bulunduğu gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, kullanım kadastrosunun amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Ne var ki; mahkemece çekişmeli taşınmazda davacının tespit günü itibari ile zilyet olup olmadığı yönünde yapılan araştırma son derece yetersizdir. Keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişinin kullanıma yönelik bilgisi bulunmadığı gibi, davacı tanıklarının bir kısmı dava konusu taşınmaz üzerindeki su basmanının davacı tarafından yapılıp dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacı kullanımında olduğunu, diğer bir kısmı ise çekişme konusu taşınmaz bölümünde kimsenin kullanımı bulunmadığını beyan etmiş oldukları halde bu şekilde oluşan çelişki üzerinde durulmamış, İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli fotoğraflarda taşınmaz üzerinde su basmanı bulunduğu görülmekle birlikte hali hazırda dava konusu taşınmazda kullanım olduğuna ilişkin başkaca bir emare bulunmadığı anlaşılmasına göre dava konusu taşınmazda kullanım bulunduğunu bildiren tanıklardan kullanımın ne şekilde olduğu, ne zamandan beri devam ettiği somut olarak açıklattırılarak oluşan çelişkiler giderilmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen ve inşaat bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan 3402 sayılı Yasa"ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca, çekişmeli taşınmazın tespit günü itibariyle fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişki giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının tespit günü itibariyle taşınmaz üzerinde fiilen kullanımı bulunup bulunmadığı net olarak saptanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden ..."e iadesine,
06.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.