10. Hukuk Dairesi 2016/1557 E. , 2018/3248 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Ümit Kahya vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Mahkemece eksik temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin 24.06.2015 günlü temyiz isteminin 14.09.2015 tarihli ek karar ile reddedildiği, anılan kararın 19.10.2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen davalı vekilinin bu kez, söz konusu ek karara yönelik olarak yasal süresi içinde 19.10.2015 tarihinde temyiz yoluna başvurduğu belirgin ise de;
Hukuk Genel Kurulunun 2009/ 18-348, 2009/ 398 sayılı kararında da belirtildiği üzere;
Konuya ilişkin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 434.maddesinin 2.cümlesinde; “temyiz dilekçesi verilirken, temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin sonradan anlaşılması halinde, kararı vermiş olan hâkim tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir.” Hükmü yer almaktadır.
Bu açık ifadeden de anlaşılacağı üzere hakim tarafından “temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için 7 günlük kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu” nun bildirilmesi gerekmektedir. Şayet, bu süre, yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan verilmiş; eş söyleyişle, hakim tarafından usulünce verilmemişse geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye olanak yoktur.
Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalemin temyiz harcı veya giderini tamamlanması için temyiz edene süre vermesi usule aykırıdır ve mahkeme yazı işleri müdürünün veya kaleminin vermiş olduğu süre üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 26.06.1968 gün ve 1968/9-483 esas 1968/476 k.sayılı kararında da bu husus açıkça ifade edilmiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.
Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1969 gün ve 1969/2-417-719 sayılı kararında açıkça vurgulanmış; daha sonra verilen kararlarda kararlılıkla bu uygulama sürdürülmüştür (Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün ve 1996/2-897 E.-1997/86 K.; 13.04.2005 gün ve 2005/12-237 E.-248 K.; 30.11.2005 gün ve 2005/5-634 esas-2005/680 k.; 09.05.2007 gün ve 2007/12-178 E.-249 K. sayılı Kararları). Nitekim doktrinde de aynı görüş benimsenmiştir(Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Bası, Cilt 5, Sayfa 4587 vd.).
Somut olayda; ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde belirtilmediğinden yasanın aradığı yönteme uygun kabul edilemeyeceği için hukuki sonuç doğuracak nitelikte değildir.
Mahkemenin, harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde belirtilmiş usulüne uygun bir kararı ve tebligatı bulunmadığından; eksik içerikli bildirimin hukuken geçerli kabul edilmesi mümkün olmayıp hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez.
Açıklanan sebeplerle, eksik temyiz harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle verilen 14.09.2015 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin EK KARARIN BOZULMASINA,
2-İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıdaki harcın davalılardan Ümit Kahya"dan alınmasına, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.