23. Hukuk Dairesi 2015/3958 E. , 2015/6477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2011/257-2014/457
Taraflar arasındaki menfi tespit ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, davalı kooperatif tarafından müvekkiline ihtarname ile 26.544,00 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, sonrasın da davalı tarafından müvekkli aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkilinin peşin ve sabit ödemeli üye olması nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürerek, murazanın men"i ve müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacının peşin ve sabit ödemeli üye olmadığını, diğer üyeler gibi aidat ödemesi gerektiğini, davacının müvekkiline 18.080,00 TL anapara borcu bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi üzerine davacı aleyhine Gebze 3. İcra müdürlüğünün 2011/647 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava davacı vekili, davalının müvekkiline önceki borcu hariç 4.400,00 TL anapara borcu bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Gebze İcra Müdürülüğünün 2011/ 4308 esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilin sabit ve peşin ödemeli ortak olduğunu, sadece alt yapı ve yönetim giderlerinden sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; davacının, davalıya 2.900,00 TL aidat borcunun bulunduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 2.900,00 TL borçlu olduğunun tespitine; birleşen davanın ise kısmen kabulü ile itirazın 2.900,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Asıl dava, aidat borcu nedeniyle menfi tespit; birleşen dava ise aidat alacağı nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Anayasa"nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. 6100 sayılı HMK"nın 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK"nın 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Ayrıca yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Anayasa"nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlâl edecektir.
YHGK"nın 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re"sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.
Bu nedenle, mahkemece, asıl ve birleşen davanın hangi nedenlerle kısmen kabul edildiğine ilişkin yukarıda açıklanan ilkelere uygun gerekçe oluşturulması gerekirken, "davacının, davalıya 2.900,00 TL aidat borcunun bulunduğunun anlaşıldığı" şeklinde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.