20. Ceza Dairesi 2019/2293 E. , 2020/1355 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : AĞRI 1. Ağrı Ceza Mahkemesi
Suç : Kenevir ekme
Hüküm : Mahkûmiyet (Açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması suretiyle)
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yokluğunda verilen hüküm, tebliğ tarihi itibari ile sanığın mersine kayıtlı olan "...Osmangazi/Bursa" adresine, 19/12/2014 tarihinde Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, sanığın süresinden sonra 03/02/2015 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu tespit edilmiş ise de, Tebligat Kanunu"nun 11/1. maddesinde yer alan "Vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." düzenlemesi gereği, hükmün, sanığın genel vekâletname ile yetkilendirdiği ve aşamalarda kendisini temsil eden müdafiine tebliğ edilmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 18.11.2014 tarih, 2013/830 esas ve 2014/502 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup, hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. "gerekçe" kısmında mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmında ise CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı kanunun 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nın 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Dosya kapsamından, kenevir ekme suçundan sanık hakkında Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi"nin 15/10/2009 tarih, 2009/150 esas ve 2009/188 karar sayılı ilamı ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun"un 77. maddesi ile değişiklik öncesi 2313 sayılı Kanun"un 23/4-son cümlesi ve TCK"nın 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca "1 yıl 3 ay hapis cezasına" mahkumiyetine ve 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle dosyayı ele alarak yeniden esasa kaydeden yerel mahkemece; CMK"nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 141/3, CMK"nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10, 11 21/1-2. maddeleri uyarınca sanık ile genel vekâletname ile yetkilendirdiği ve sanığı aşamalarda temsil eden müdafiinin yerleşim yeri adreslerine duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun davetiye çıkarılmadan, sanığın, "...Osmangazi/Bursa" olan tebligat tarihindeki mernis adresi yerine, daha önce usulüne uygun tebligat yapılmayan ve taşındığı anlaşılan, "Çamurlu Köyü Merkez/Ağrı" adresine Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesi uyarınca usulüne aykırı şekilde 28/08/2014 tarihinde yapılan tebligat ile yetinilerek, yazılı şekilde sanık ve müdafiinin yokluklarında duruşma açılıp, CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
3) Kabule göre de;
a) Dikili halde ele geçen hint keneviri bitkisi miktarı dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan ve 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun"un 77. maddesi ile değişiklik öncesi 2313 sayılı Kanun"nun 23/4-son cümlesi ile hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun"un 77. maddesi ile 2313 sayılı Kanun"a eklenen 23/5. maddesi ve 28/06/2014 tarihinde yürürülüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 1. maddesi ile değişik 2313 sayılı Kanunu"nun 23/5-1.cümlesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma ve somutlaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun’un tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenleme esas alınarak hüküm kurulması,
b B) 09/05/2006 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesi"nin 04/05/2009 tarih, 2006/11888 esas ve 2009/5749 karar sayılı ilamı ile aleyhe temyiz talebi bulunmayan hükmün bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu"nun 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma öncesi hükümde sanık hakkında TCK"nın 51. maddesi uyarınca "erteleme" hükümlerinin uygulanmasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde, TCK’nın 51. maddesinin uygulanmaması,
c) Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının, hükümden sonra Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 27/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.