11. Ceza Dairesi 2016/4542 E. , 2017/3604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
A - 2004 takvim yılına ilişkin olarak kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde düzenlenen kesintili zamanaşımının, suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
B - 2005 takvim yılına ilişkin kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1 ) Sahte fatura düzenleme suçlarında, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu"nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ""Bu Kanun"a göre kullanılan veya bu Kanun"un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır"" şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu"nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, dosyada faturaların bulunmadığı görülmekle; sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan suça konu faturaların asılları veya onaylı suretleri dosya içine celp edilip kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmaması,
2) Kabule göre de;
a) Her takvim yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlenmesi halinde sanığın eylemini zincirleme biçimde işlediği ve cezasının TCK"nın 43. maddesi ile artırılması gerektiği cihetle, sahte düzenlendiği iddia olunan fatura tarihleri tespit edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Uygulama maddesinin V.U.K. m. 359/b-1 yerine; kanunun 359/b-1 maddesi yollaması ile 359/b-2 şeklinde hatalı yazılması,
c) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş , sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereği kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 10.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.