19. Hukuk Dairesi 2015/3871 E. , 2015/8995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
vek.Av. ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, alım satımdan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29/01/2014 tarih 2013/18956 E. 2014/2168 K. sayılı kararı ile “...Davalı şirket yetkilisi takipte yasal süresinde ibraz ettiği ödeme emrine itiraz dilekçesinde ve yargılamada cevap dilekçesinde davacıdan satın alınan ambalajların ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 2. bilirkişi heyeti raporu uyarınca malların ayıplı olduğunun ispat edilemediği gibi davalının süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı defterlerinde de tespit edilen miktar kadar asıl alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava açılmadan önce davalı tarafça ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/348 D.iş sayılı dosyası ile 08.09.2010 tarihinde yaptırılan tespitte alınan 27.09.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunda; problemin 2. aşamadan yani mendil paketleme aşamasından kaynaklanmadığı, davacı firmanın (davalı) üretim tesislerinde ve depolarında laminasyonlu ambalaj malzemeleri üzerinde ters etkiler yapabilecek bu türden koşulların mevcut olmadığının görüldüğü, davalı (davacı taraf) tarafından gerçekleştirilen 1.aşamada yani malzemenin durumu, depolama koşulları veya laminasyon aşamasındaki hatalardan kaynaklandığı, problemin kullanım aşamasında tespit edilmiş olması nedeniyle ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiş ancak alınan bu rapor davacıya tebliğ edilmemiştir. Mahkemece iş bu davada yapılan keşif sonucu alınan 31.01.2013 tarihli 1. bilirkişi heyet raporunda ayıbın açık ve gizli ayıp olarak nitelendirilmiş olması nedeniyle kendi içinde çelişkili bulunularak Mahkemece bu rapora itibar edilmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 27.06.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise; ayıbın davacı tarafça gerçekleştirilen ıslak mendillerin ambalajlarının yapılması aşamasında mı yoksa davalı tarafça yapılan malın paketlenmesi aşamasında mı gerçekleştiğinin tespit edilemediği belirtilmiştir. O halde mahkemece öncelikle dava konusu malın ayıplı olup olmadığı ve ayıplı ise niteliği konusunda uzman 3 kişiden oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla tespit ettirildikten sonra dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nın 25/3. (6102 sy. TTK"nın 23/1-c) maddesindeki ayıp ihbar sürelerinin irdelenmesi gerekir iken yetersiz ve Yargıtay denetimine elverişsiz bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek ve davalı vekilinin bu rapora yönelik itirazları da değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
.../...
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında varılan mutabakat ve yazılı protokol çerçevesinde davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödeme ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandığı, karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.