Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/9456
Karar No: 2017/10585
Karar Tarihi: 28.09.2017

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/9456 Esas 2017/10585 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2017/9456 E.  ,  2017/10585 K.

    "İçtihat Metni"

    İftira suçundan sanık ..."nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1, 269/2, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair TEFENNİ Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ve 2013/53 esas, 2013/207 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
    Dosya kapsamına göre, sanığın anılan Kanun"a muhalefet suçundan cezalandırılarak, mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, her ne kadar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder şeklinde bir düzenleme ve aynı maddenin 10. fıkrası gereğince "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." şeklinde düzenleme mevcut ise de, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun başdenetçi ve denetçilerin niteliklerini düzenleyen 10. maddesinin (f) bendinde “ 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına ya da affa uğramış olsa veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının birinci kısmının bir ve ikinci bölümündeki suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan veya zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.” şeklindeki düzenleme ile son zamanlarda yapılan kanun değişiklikleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hukukî sonuç bağlandığı gibi, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek 5 yıl boyunca denetim süresine tabi tutularak özgürlüğünün kısıtlanması, yaptırımlara tabi tutulması da İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı başlığındaki
    düzenlemeye aykırı olması karşısında, kararın aslında hukuki sonuç doğurduğu, bu durumun sanık aleyhine olduğu cihetle, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi"nin 19/04/2013 tarihli ve 431 sayılı raporunda, sanığın iftira suçuna ilişkin olarak ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğinden bahisle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 29/05/2013 tarihli ve 2062 sayılı raporunda "şahsın sağlık raporlarının ve tüm tıbbi belgelerinin temin edilip gönderilmesi halinde rapor düzenlenebileceğinin" belirtilmesine ve Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/10/2015 tarihli ve 2013/287 esas, 2015/663 sayılı kararıyla sanık hakkında "şizofren" tanısıyla vasi atanması kararı karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek yeniden rapor alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
    5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14/11/2016 ve 9910 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2016 gün ve KYB/2016-391123 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK.nun 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu"nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih, 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 esas ve karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafinin, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtilmesi ve Tefenni Asliye Ceza Mahkemesi"nin 06.06.2013 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine atanan zorunlu müdafii Av. İlhan Ünal"ın yüzüne karşı, sanığın yokluğunda verilip, süresinde yasa yoluna başvurulmadığından bahisle kesinleştirildiği, ancak sanığın talimat yolu ile alınan savunmasına müdafi istemediğini ifade ettiği ve atanan müdafiden sanığın haberdar olmadığı, anılan kararın sanığa da tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde belgeye rastlanılmamış olmaması nedeniyle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesi"nin 06.06.2013 tarih ve 2013/53 esas 2013/207 sayılı hükmünün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla;
    Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi