9. Hukuk Dairesi 2015/602 E. , 2015/7515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalının özel şoförü olarak iş sözleşmesi ile çalıştığını, önce iş sözleşmesinin hasız feshedildiğini, yıllık ücretli izin kullanmadığını, önce davalıya ait şirkette sigortalı gösterildiğini, daha sonra kayıtlarda davalının davacıyı bahçıvan olarak
bildirdiğini, bunun doğru olmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ev hizmetinde çalıştığını, evin özel bahçesi yanında evde çalışan eşine yardım ettiğini, davalıya ait evin ihtiyaçlarını araçla temin ettiğini, özel şoför olmadığını, iş mahkemesinin görevli olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece ön inceleme duruşmasında savunmaya değer verilerek, davacının davalının özel şoförü olduğu ve ev hizmetlerinde çalıştığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca İş Kanunu kapsamında çalışmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İstisnai hükümlerin dar yorumlanması, maddi hukuka ilişkin bir yöntemdir. İstisnai, sınırlayıcı hükümler dar yorumlanırken, kural olan hükümlerin geniş yorumlanması esastır. Bu anlamda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1. Maddesinde belirtilen ve İş Kanunu kapsamı dışında tutulan işverenin, işçinin veya işin niteliğinin dar yorumlanması gerekir. İş Kanunu kapsamına alınmayan ev hizmetinin de dar yorumlanması esastır.
4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren aralarındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde
Borçlar Kanununun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Çalışmayan aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 09.10.2008 gün ve 2007/27814 Esas, 2008/25988 K.).
Dosya içeriğine göre önce davalının ortak olduğu şirkette sigortalı gösterilen, daha sonra ise davalı tarafından bu kez kendi üzerinde bahçıvan olarak çalışması kayıtlarda gösterilen davacı, davacının özel şoförü olarak çalıştığını, ev hizmetinde çalışmadığını, tanıkları olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece kayden bahçıvan olarak gösterilen ve kayda göre ev hizmetinde çalışmayan davacının delilleri toplanmadan savunmaya değer verilerek ön inceleme duruşmasında görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacının ev hizmetinde çalışıp çalışmadığının ve İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için tanıkların dinlenmesi, kayıttaki çelişkilerin giderilmesi gerekir. Zira ev hizmetinde davacının eşinin çalıştığı davalının da kabulündedir. Diğer taraftan bahçıvanlık ev hizmeti kabul edilemez. Davacı ev hizmeti dışında iş ve evle ilgisi olmayan hizmet için davalının özel şoförlüğünü yaptığını iddia etmektedir. Bu iddia üzerinde durulmadan, tarafların bu konuda delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan davanın 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. Maddeleri uyarınca, dava şartı nedeni ile davanın usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi de usule aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.