Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/1661
Karar No: 2017/4996
Karar Tarihi: 05.10.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/1661 Esas 2017/4996 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/1661 E.  ,  2017/4996 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, TAZMİNAT

    Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın ise dava şartı yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Asıl dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava ise yapı bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
    Davacılar, ihbar olunan ... ile kayden paydaş oldukları çekişme konusu 60586 ada 15 sayılı imar parselinin davalı şirket tarafından ardiye olarak kullanıldığını ileri sürerek, haksız müdahalenin önlenmesi ile taşınmazın kendilerine teslimine ve 30.12.2005 tarihinden teslime kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemişler, aşamada ecrimisil taleplerini 50.193,30 TL olarak ıslah etmişler, karşı davanın reddini savunmuşlardır.
    Davalılar, davalı şirketin kullandığı yapıların imar uygulaması öncesi davalı ..."ye ait taşınmaz üzerinde olduğunu ve davalı şirketin anılan yerleri davalı ... ile aralarındaki kira akdine dayanarak kullandığını belirtmişler, karşı davalarında; davanın kabulüne karar verilmesi durumunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ardiye bedelinin de tespit edilip ödenmesi gerektiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.500 TL yapı bedelinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
    Mahkemece, asıl davada dava konusu yerde imar planından kaynaklı mülkiyet değişikliği sebebi ile, davalıya ait binanın davacının hissedar olduğu arsa üzerinde kalmasının söz konusu olduğu, parselde birden fazla hissedar bulunduğu, davayı iki hissedarın açtığı, karşılık davanın tüm hissedarlara karşı açılmadığı, yapı bedelinin ödenmesi hususunda taraflar arasında mübayenet bulunduğu, bu sebeple uzlaşma sağlanmadığı gerekçesiyle 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi dikkate alınarak meni müdahale ve ecrimisil davasının reddine, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince yapı bedeli ödenmeden, müdahalenin meninin söz konusu olmaması, kullanımın devam etmesi dikkate alınarak, tüm hissedarların dava edilmediği de düşünülmek sureti ile, dava açmada hukuki menfaat bulunmadığından karşı davanın da dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... 3. İdare Mahkemesinin 2009/1446 E – 2009/1355 K sayılı ve dercattan geçerek kesinleşen kararı doğrultusunda hazırlanan 84220/21 nolu parselasyon planının ... Belediye Encümeninin 22.12.2011 tarih ve 1619/5618 sayılı kararı ve ... Büyükşehir Belediye Encümeninin 02.02.0212 tarih ve 147/469 sayılı kararı ile onaylandığı ve askı ilan süresi sonrasında kesinleştiği, kesinleşen imar uygulaması sonucunda oluşan 60586 ada 15 sayılı imar parselinde davacılar ve davanın ihbar olunduğu ..."un kayden paydaş oldukları, davalı şirket tarafından kullanılan yapıların öncesinde davalı ..."ye ait taşınmazda iken imar uygulaması sonucunda dava konusu 15 sayılı parselde kaldığı, eldeki davacıların ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/146 E sayılı dosyasında dava konusu 15 sayılı parselde ortaklığın giderilmesi için dava açtıkları, davanın kabulle sonuçlanıp 23.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtmek gerekir ki; 3l94 sayılı imar yasasının l8. Maddesi gereğince yapı sahibinin kaim bedel ödeninceye kadar taşınmazı kullanma hakkı bulunduğundan ecrimisil talebi yönünden davanın reddedilmiş olamsında bir isabetsizlik yoktur.
    Ayrıca, TMK 693/son maddesi hükmü uyarınca paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korumasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. Diğer bir deyişle bir veya birkaç paydaşın bu türlü davalarda diğer paydaşları temsile yetkili bulunduğu açık olup, davacıların diğer paydaşı temsilen dava açabileceği kabul edilmelidir.
    Bilindiği üzere, yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz"ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkça vurgulanmıştır. Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.
    Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.
    298l sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
    Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur.
    O halde, öncelikle güncel tapu kaydının dosya arasına alınarak dava konusu 15 sayılı parsel davacılar adına kayıtlı ise yukarıda değinilen ilke ve olgular birlikte değerlendirilerek, imar uygulaması sonucu davacı taşınmazında kalan davalı ..."ye ait yapılar yönünden belirlenecek kaim bedelin mahkeme veznesine davacı tarafından depo ettirilmesi suretiyle elatmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
    Davacıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar-karşı davanın davacılarının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi