10. Hukuk Dairesi 2018/527 E. , 2018/2715 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 01.05.1982 - 01.08.1982 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiş ve davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
1-01.01.1966 doğumlu davacının, 01.05.1982 tarihinde henüz 18 yaşını doldurmamış olduğu, buna göre de; 506 sayılı Yasanın 60/G maddesinde yer alan, “18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilir.” düzenlemesi karşısında; aynı Yasanın Geçici 54. maddesi uyarınca 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan davacı sigortalının; 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceye ilişkin tespite konu sigortalılığının bu çevrede değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli değildir. Dairemizce bozulan, 12.12.2013 gün ve 21207/24250 sayılı bozma ilamında “davalının temyiz dilekçesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın sahte olduğu ve huzur lokantası isimli işyeri bulunmadığı iddiası karşısında, re"sen araştırma yapılarak, davacının çalıştığını ileri sürdüğü, işe giriş bildirgesini kuruma veren işyerinin kurum dosyasından bildirilen adresi sağlıklı biçimde araştırılmalı, işyerinin varlığı konusunda, dava konusu dönemde işyerinin faal olup olmadığı araştırılmalı, işverene ait işyerinden muhtasar beyanname verilip verilmediği, beyanname verilmiş ise; davalı işverenin işçi çalıştırıp çalıştırmadığına ilişkin bildiriminin olup olmadığı ve vergi yoklama memurunca yapılan bir tespit bulunup bulunmadığı, vergi kayıtları istenerek araştırılmalı, talep edilen dönemde kuruma verilmiş dönem bodrosu bulunup bulunmadığı sorulmalı varsa Kurumdan dönem bordroları getirtilmeli; varsa bordro tanıkları re’sen belirlenerek beyanlarına başvurulmalı; bodro tanıkları bulunamadığı takdirde kimlik bilgileri doğru yazılmak süretiyle sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; işe giriş bildirgesi üzerindeki, davacıya ait doğum tarihinin kayıtlardaki doğum tarihinden farklı olması nedeniyle bildirgedeki kimlik bilgilerinin, yaptırılacak grofolojik inceleme sonucuna göre bildirgedeki imza ve varsa fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, bildirge Kuruma teslim edildiğinde davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu ve bu numaranın sigortalının daha sonraki yıllarda gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalı ve toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.” görüş ve yaklaşımına yer verildiği, anılan ilama uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Mahkemece, davacının işe giriş bildirgesindeki bilgileri ile nüfus kayıtları farklı olup kayıtlar getirtilerek işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri belirlenip bu isimde kayıtlı birinin olup olmadığı nüfustan araştırılmalı, dosyamız arasında olan sigortalı sicil kartı ilk işe giriş tarihinde verilmesi halinde üzerindeki fotoğrafın 16 yaşında olmadığı daha büyük olduğu dikkate alınarak işe giriş bildirgesi aidiyeti dikkatlice araştırılmalı, işyerinin faal olup olmadığı araştırılmalı, işverene ait işyerinden beyanname verilip verilmediği, beyanname verilmiş ise; davalı işverenin işçi çalıştırıp çalıştırmadığına ilişkin bildiriminin olup olmadığı ve vergi kayıtları istenerek araştırılmalı, talep edilen dönemde kuruma verilmiş dönem bodrosu bulunup bulunmadığı sorulmalı varsa bordro dinlenmeli bodro tanıkları bulunamadığı takdirde kimlik bilgileri doğru yazılmak süretiyle sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..."e iadesine, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi